Carolina Coronado – ¡Oh, cuál te adoro! (Varlığında Nasıl Esriyorum!) | Türkçesi: Samet Polat

Carolina Coronado - ¡Oh, cuál te adoro! (Varlığında Nasıl Esriyorum!) | Türkçesi: Samet Polat

Ah, varlığında nasıl esriyorum! Şafak sökerken
Tutkuya belenmiş, yaslı çağırırım adını,
Gök, gölgelerden karalar kuşandığında
Ruhum taşkın bir ürperişle sana seslenir.

Sen saatlerime yön veren zamansın,
Zihnime yoldaşlık eden çıngısın,
Çünkü varlık bulmuş ne varsa sende düğümlenir:
Tutkum, umudum, dizelerim.

Hiçbir ezgi erişemez sesinin tınısına
Bana sevdanı döküp kendinden geçtiğinde,
İçindeki kıvancın adanmışlığını açığa vururken.

Sesinle yankılanır, bakışlarında kamaşırım,
Son soluğumu usulca teslim etmek isterim
Soluduğun havada yalım yalım savrularak.


¡Oh, cuál te adoro! Con la luz del día
Tu nombre invoco apasionada y triste,
Y cuando el cielo en sombras se reviste
Aún te llama exaltada el alma mía.

Tú eres el tiempo que mis horas guía,
Tú eres la idea que a mi mente asiste,
Porque en ti se concentra cuando existe,
Mi pasión, mi esperanza, mi poesía.

No hay canto que igualar pueda a tu acento
Cuando tu amor me cuentas y deliras
Revelando la fe de tu contento.

Tiemblo a tu voz y tiemblo si me miras,
Y quisiera exhalar mi último aliento
Abrasada en el aire que respiras.*

(Gregorio Torres Nebrera (Ed.), Carolina Coronado: Poesías Completas, aktaran: Carolina Coronado Antolojisi, s. 144)
*Carolina Coronado tarafından 1845 yılında kaleme alınan bu şiir, ilk kez 16 Temmuz 1849 tarihinde Heraldo de Madrid gazetesinde yayımlanmıştır. Bkz . Carmen Fernández-Daza Álvarez, La familia de Carolina Coronado, s. 384.

Carolina Coronado el yazısı mektup
Carolina Coronado’nun kendi el yazısıyla Pedro Encomienda’nın albümü için kaleme aldığı “A mi amiga Silveria” (Arkadaşım Silveria’ya) adlı ithafı (1839-1841). Bkz. Carmen Fernández-Daza Álvarez, La familia de Carolina Coronado, s. 396.
Bu sitede sunulan metin, fotoğraf ve benzeri tüm materyaller, yazarının özgün çalışması ve mülkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazılı onay alınmadan başka bir mecrada bütünüyle yayımlanması veya kullanılması mümkün değildir. İçeriklerden bir bölümün alıntılanması ise yalnızca, kaynağın açıkça belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet bağlantısı (link) verilmesi koşuluyla mümkündür. Kaynak gösterilmeksizin yapılan her türlü alıntı, izinsiz kullanım olarak kabul edilir ve yapılan alıntıların eserin bütününün yerini tutacak kapsamda olmamasına dikkat edilmelidir.

César Vallejo – Trilce VI | Türkçesi: Samet Polat

César Vallejo - Trilce VI | Türkçesi: Samet Polat

   Yarın giyindiğim urbayı
yıkamadı benim çamaşırcım:
kendi otilya damarlarında çitilerdi onu,
kalbinden boşalan çağlayanda; ve bugün
sormayacağım kendime, ardımda
bıraktım mı diye adaletsizliğin bulanık çulunu.

  
   Artık sulara inen kimsenin kalmadığı şu saatte,
kılavuz çizgilerimin üzerinde yivleniyor
tüylenmeye duran keten; ve nöbetliğin üzerindeki
onca ne olacak benim bu hâlim eşyası,
hiçbiri bana ait değil artık
başucumda.
                                Onun iyeliğinde kaldılar,
esmer şefkatiyle perdahlanıp mühürlendiler.


   Ah bir bilsem dönecek mi;
bir bilsem, ruhumun çamaşırcısı
hangi yarın girecek
teslim etmeye bana yıkanmış çamaşırlarımı. Hangi yarın girecek
kıvançla, esmer işçi kirazı, elinden geldiğini,
bileğinin yettiğini kanıtlamanın coşkusuyla
                                —NASIL GÜCÜ YETMESİN Kİ!—
bütün kaosları mavileştirmeye ve ütülemeye.


César Vallejo - Trilce VI | Türkçesi: Samet Polat
Kaynakça

Vallejo, C. (1922). Trilce. Talleres Tipográficos de la Penitenciaría.

Bu sitede sunulan metin, fotoğraf ve benzeri tüm materyaller, yazarının özgün çalışması ve mülkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazılı onay alınmadan başka bir mecrada bütünüyle yayımlanması veya kullanılması mümkün değildir. İçeriklerden bir bölümün alıntılanması ise yalnızca, kaynağın açıkça belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet bağlantısı (link) verilmesi koşuluyla mümkündür. Kaynak gösterilmeksizin yapılan her türlü alıntı, izinsiz kullanım olarak kabul edilir ve yapılan alıntıların eserin bütününün yerini tutacak kapsamda olmamasına dikkat edilmelidir.

Carolina Coronado’nun “A Larra” Şiiri Altro Fikir & Sanat’ta | Samet Polat

https://altrofikirsanat.com/a-larra-carolina-coronado%c2%b9-larrayaturkcesi-samet-polat/
Bu sitede sunulan metin, fotoğraf ve benzeri tüm materyaller, yazarının özgün çalışması ve mülkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazılı onay alınmadan başka bir mecrada bütünüyle yayımlanması veya kullanılması mümkün değildir. İçeriklerden bir bölümün alıntılanması ise yalnızca, kaynağın açıkça belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet bağlantısı (link) verilmesi koşuluyla mümkündür. Kaynak gösterilmeksizin yapılan her türlü alıntı, izinsiz kullanım olarak kabul edilir ve yapılan alıntıların eserin bütününün yerini tutacak kapsamda olmamasına dikkat edilmelidir.

Tristan Corbière – Bir Sağırın Nakaratı | Çeviri Şiir

Tristan Corbière - Bir Sağırın Nakaratı | Çeviri Şiir | Türkçesi: Samet Polat

Türkçesi: Samet Polat

  

Hekim buyurdu: “Vakayı kapatalım,
Tedavi bitti: Sağırsınız… hadise bu.
Demek ki o organ bitirmiş devrini.”
Ve o, gık demeden anladı her şeyi.

“Amma da latife, Tanrı’m, lütfettiğiniz şu beyin
Sanduka niyetine,
ve ben taksitle ömrümün geri kalanını
Gözümle duyacağım, hem de beleşe”

“Ama artık sakının gözden. O hâlde! Ey haset ruhlar,
kulağın yerini tırnakla nöbet tutarak…
Ben ki kepazeliğin suratına en tiz perdeden ıslık çalan,
Yere ve alçaklığa eğilirsem o,
Vaftiz edebilir beni salyasıyla.”

“Ben ki ipleri herkesin elinde bir vitrin kuklası. -Yarın
Sokakta bir dost belki koluma girecek,
ballandırarak diyecek lafı: ‘Kocamış istiridye!’
Ve ben de vereceğim karşılığını: ‘İyilik sağlık, sizden n’aber, sağ olun!’

“Ruhuma abanmış yün bir takke,
(ve o meşhur eşek tekmesi, deh!) ve bir hanımefendi, burnumun dibinde,
avaz avaz ağıtlar yakabilir,
ben en ufak bir karşılıkla basamadan nasırlarına bile.”

“Bir bakire kadar bön, bir cüzzamlı kadar mağrur.”
Elalem içinde derler ki: “Bunak mıdır bu?
İnsan kaçkını mı, evrimini tersten yaşayan şair mi?”
Ve omuz silkerek: “Ah! yok canım, sağır işte, o kadar.”

“Kulakları mühürlü Tantalos’un bu kepaze çilesi!
İzliyorum yemek istediğim kelimelerin uçup gidişini,
sanki bir fırıncıya değil de fiyakalı bir pastanenin
camekânına yapışmış bir açgözlü gibi.”

“Artık ne bir istiridye kabuğunun alçıya sürtünmesi,
ne bir ustura,
ne tunç bir büstü yiyen o eğenin sesi,
ne de canlı bir kemiği biçen testere, bir nutuk, bir piyano!”

Revolverim, o bile, belki kulağıma yarım yamalak
Bir kelime tükürebilir, ağır, boğuk bir yankı gibi
Yarının peşi sıra gelen. Ama yarının şafağı sökmez ki
Nafile… nafile, yarın sağırdır bugünden bile.

Hadi bakalım, elalemin rakkası, çıldırmış beynimin içinde,
Döv şimdi, perdesiz ve avare, o eski, o çatlak tamtamı,
Öyle bir tamtam ki, kadın sesi ona bir kapı zili gibi gelir
Ya da tınısı yumuşaksa kanatlı bir mendil gibi.

Ben de düşüncemi kelimelere salıveriyorum, havaya savurduğum
Öylesine, bilmeden, Hindu dilinde mi konuşuyorum
Yoksa kör bir ayyaşın yanlış deliğe üflediği
Klarnetten çıkan o cırtlak ses gibi mi?

Tristan Corbière

(Tristan Corbière, Les Amours Jaunes adlı eserindeki “La scie d’un sourd [Variante]” şiirinin Fransızca aslından çevirisidir.)
Bu sitede sunulan metin, fotoğraf ve benzeri tüm materyaller, yazarının özgün çalışması ve mülkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazılı onay alınmadan başka bir mecrada bütünüyle yayımlanması veya kullanılması mümkün değildir. İçeriklerden bir bölümün alıntılanması ise yalnızca, kaynağın açıkça belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet bağlantısı (link) verilmesi koşuluyla mümkündür. Kaynak gösterilmeksizin yapılan her türlü alıntı, izinsiz kullanım olarak kabul edilir ve yapılan alıntıların eserin bütününün yerini tutacak kapsamda olmamasına dikkat edilmelidir.

César Vallejo – Gündelik Lokmamız | Çeviri Şiir

Gündelik Lokmamız-César Vallejo | Çeviri Şiir | Samet Polat

Alejandro Gamboa’ya

   

İçilir sabah kahvesi… Ve toprağın rutubeti,
canımın kanı kokar mezarlıktan.
Kış kenti… Bir at arabasının ısırgan ve bitimsiz çilesi,
zincire vurulmuş bir açlığı sürükler sanki!

Çalmak istersin bütün kapıları,
ve sormak istersin kim bilir kimi;
sonra görüp yoksulları ve usulca ağlayarak
bölüşmek istersin taze ekmek dilimlerini.

Ve yağmalamak zenginlerin bağını,
bir ışık darbesiyle
Çarmıh’tan sökülüp uçan
o iki kutsal elle!

Sabahın kirpiği, kalkma yerinden!
Gündelik ekmeğimizi ver bize bugün,
Tanrı’m..!

Bütün kemiklerim başkasının;
ben çaldım belki onları!
Başkasına adanmış olanı
kendime pay etmeye geldim ben bu dünyaya;
ve düşünürüm ki, ben doğmasaydım eğer,
başka bir yoksul içecekti bu kahveyi!
Ben yüzü kara bir hırsızım… Hangi kapıya sığınırım!

Ve bu ayaz vaktinde, toprağın
insan tozuna karıştığı bu kederli anda,
çalmak isterdim bütün kapıları,
ve af dilemek kim bilir kimden,
ve pişirmek ona taze ekmek lokmaları
tam şurada, yüreğimin harında…!

César Vallejo

Türkçesi: Samet Polat

(César Vallejo, Los Heraldos Negros adlı eserindeki “El Pan Nuestro” şiirinin İspanyolca aslından çevirisidir.)
Bu sitede sunulan metin, fotoğraf ve benzeri tüm materyaller, yazarının özgün çalışması ve mülkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazılı onay alınmadan başka bir mecrada bütünüyle yayımlanması veya kullanılması mümkün değildir. İçeriklerden bir bölümün alıntılanması ise yalnızca, kaynağın açıkça belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet bağlantısı (link) verilmesi koşuluyla mümkündür. Kaynak gösterilmeksizin yapılan her türlü alıntı, izinsiz kullanım olarak kabul edilir ve yapılan alıntıların eserin bütününün yerini tutacak kapsamda olmamasına dikkat edilmelidir.