Yunus Emre Divanı’nın Yeni Bulunan “Türk Yurdu Nüshası”ndan İki Örnek Varağın Çeviriyazısı | Samet Polat

Prof. Dr. M. Fatih Köksal tarafından Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi’nde tespit edilen ve Prof. Dr. Güler Doğan Averbek’in 1966 yılındaki Türk Yurdu dergisinde anılan kayıp yazma olduğunu belirleyerek yayıma hazırladığı Yunus Emre Divanı (Türk Yurdu Nüshası), 2 Kasım 2026 tarihinde TRT Haber aracılığıyla duyuruldu. Paylaşılan iki örnek varağın çeviriyazısı:

…

Degme ‘ārif bu düşi yoramaz işi degül
(Yūnus) Emrem bir toğanıdı kondı Taptuk kolına
Ava şikāre geldi bu yuva kuşı degül

Yūnus Emre fermāyed

İy ehl-i dil eydüñ baña ben nicesi dolanayın
Ne dürlü tedbīr kılayın yā nice sanu sanayın
Cānumda ol yitüpdürür göñlümi ol ütüpdürür
Hem beni ol dutupdurur ayruk neye bağlanayın
Eyle ütüpdür ol beni seçemezem andan beni
Alsun cānı ütsün teni koñ beni aña aldanayım
Ben gevher isem kānum ol ben kul isem sulṭānum ol
‘Aklum göñlüm cānum ol andan nice usanayım
Ansuz baña cennet ḥarām anuñladur nakdüm temām

(Varakta 6. satırın sol kenarında sonradan kurşun kalemle düşülmüş sağınç nüsha farkı notu yer almaktadır. “sanu” yerine diğer nüshalarda “sağınç” geçtiğini belirtmek üzere düşülen derkenar.)

…

Dirindi bıñar idük irkildük ırmağ olduk
Akduk deñize talduk taşduk el-ḥamdülillāh
Tapduğuñ tapusında kul olduk kapusında
Yūnus miskīn çig idi bişdi el-ḥamdülillāh

Yūnus Emre fermāyed

Ben bunda seyr iderken ‘aceb sırra irdüm aḫī
Bir siz dahı sizde görüñ dostı bende gördüm aḫī
Bende bakdum bende gördüm benümile ben olanı
Ṣūretüme cān olanı kim idügin bildüm aḫī
İsteyüp bulmazdum anı ol ben isem yā ben kanı
Seçemedüm andan beni bir kezden ol oldum aḫī
Ṣūret toprakdur diyeni göñlüm kabūl kılmaz benüm
Bu toprağuñ cevherini ḥażrete irgürdüm aḫī


Paylaşılan bu iki varağın paleografik okuması ve çeviriyazısı (transkripsiyonu) Samet Polat’a aittir.
Nüshanın istinsah tarihi, Prof. Dr. M. Fatih Köksal’ın hazırladığı ve Prof. Dr. Güler Doğan Averbek’in editörlüğünü üstlendiği Yûnus Emre Divanı (Tenkitli Metin) çalışmasının yayımlanmasıyla netleşecektir. Örnek iki varağa göre nüshanın 14. yüzyıl sonu–15. yüzyıl Eski Anadolu Türkçesi dönemine ait olduğunu düşünebiliriz. 

Birinci teklik şahıs istek ekinin hem -ayın hem de dudak ünsüzlü -ayım biçimleriyle bir arada kullanılması, ayrıca bildirme ekinde -updurur/-üpdürür ile kısalmış -üpdür şekillerinin ve geniş zaman olumsuzda seçemezem yapısının yan yana bulunması 14. yüzyıl sonu ile 15. yüzyıl geçiş evresini işaret ediyor demek yanlış olmaz.

Ek ünlülerinde düzlük-yuvarlaklık uyumunun henüz başlamamış olması ve yuvarlak ek ünlülerinin bazen yalnız ötreyle bazen de hem ötre hem vav ile yazılmasını da hesaba katabiliriz. 
Haberin ve nüshanın detayları: https://www.trthaber.com/haber/kultur-sanat/yunus-emre-divaninin-kayip-nushasi-bulundu-detaylar-ilk-kez-trt-haberde-961919.html

Ara Nesil yazarlarından Mehmed Celâl’in günümüz Türkçesine ilk kez uyarlanan Müzeyyen ve Venüs’ü.

Bir Cevap Yazın