“Aidatฤฑnฤฑ ร–dediฤŸimiz Cehennem” Yayฤฑmlandฤฑ


Aidatฤฑnฤฑ ร–dediฤŸimiz Cehennem - Samet Polat | 10. Vedat Gรผnyol Genรง Deneme Yazarฤฑ ร–dรผlรผ

Kapak Tasarฤฑm Sรผreci:

Aidatฤฑnฤฑ ร–dediฤŸimiz Cehennem | Kapak Tasarฤฑm



ฤฐรงindekiler

ATERฤฐ7

ร–N Sร–Z 11

 

Bร–LรœM I AฤฐDAT

BOSCHโ€™UN 2+1 DAฤฐRESฤฐ 19

EKMEK, MEZรœR VE VฤฐCDAN รœZERฤฐNE 27

KELฤฐMELERฤฐN Gร–LGESฤฐ 35

SESSฤฐZLฤฐฤžฤฐN SESฤฐ 42

KรœRSรœNรœN ESฤฐRLERฤฐ 47

 

Bร–LรœM II VฤฐTRฤฐN

SAATLERฤฐ AYARLAMA ENSTฤฐTรœSรœ IลžIฤžINDA โ€œYENฤฐ TรœRKฤฐYEโ€ 57

ฤฐKฤฐ EL ATEลž, PERDESฤฐZ BEYAZ 64

KASIRDA ZIMBIRTI HEYY 71

ฤฐFADELERฤฐN DRAMATฤฐK AYRIMI 77

DELฤฐ VE PEYGAMBER 84

ลžEHRAZATโ€™IN SANDIฤžI 94

โ€œMAVฤฐ SรœRGรœNโ€รœN SOLAN RENGฤฐ VE TAMPONSUZ BฤฐREYฤฐN HAYATTA KALMA AGRESYONU 99

ALฤฐ NฤฐZAMรŽ BEYโ€™ฤฐN YENฤฐ MERAKLARI YAHUT BฤฐZฤฐM ALAFRANGALIฤžIMIZ 109

MAHALLENฤฐN EDEBฤฐYATLARI 114

BEN KENDฤฐNฤฐ ANLATIRKEN-I 127

BEN KENDฤฐNฤฐ ANLATIRKEN-II 135

 

Bร–LรœM III PATฤฐKA

ฤฐSฤฐMSฤฐZ BฤฐR SABAH 145

ฤฐSTENMEYEN ลžARKI 149

ฤฐPLฤฐฤžฤฐN UCU 155

PATARA: KUM, ZAMAN VE UMUT 160

ลžฤฐฤฐR NASIL YAPBOZULUR? 165

ฤฐPฤฐ YANMAYAN Uร‡URTMA 170

PUSLU KITALAR KANTOSU 174

TฤฐMSAHLI ฤฐฤžNEYฤฐ GฤฐZEME, ร‡UVALDIZI HAKฤฐKATE BATIR 181

SFENKS TRAMVAYDA 191

 

Bร–LรœM IV Kร–R NOKTA

EVREN SAAT GฤฐBฤฐ ฤฐลžLEMEZ 199

ZAMANI PARSELLEYENLERฤฐN ASLA ANLAYAMAYACAฤžI PERลžEMBESฤฐZ YAPRAKLARIN, KAPILARDA BEKLETฤฐLENLERฤฐN VE SONUNDA KENDฤฐ KUYTUSUNA KIVRILAN GรœNEลž RENKLฤฐ KEDฤฐLERฤฐN SONSUZ VE Bร–LรœNMEMฤฐลž ลžฤฐMDฤฐSฤฐ 209

SERMAYE PASAPORT ฤฐSTEMEZ 230

KUBฤฐLAY HANโ€™IN Kร–R NOKTASI 241

KUMDAN KALE 251

KERTฤฐKTEN KOZMOSA 259

BฤฐLฤฐNร‡ BฤฐR KONAKTA KฤฐLฤฐTLฤฐ KALIRSA 266

ZARIMI HฤฐPERKAOS ฤฐร‡ฤฐN ATIYORUM-I 272

ZARIMI HฤฐPERKAOS ฤฐร‡ฤฐN ATIYORUM-II 283

TABUTTA ZAR ATMACA 290

 

Bร–LรœM V AYNA

Gร–RรœNGรœNรœN HUZURSUZLUฤžU 297

KENDฤฐMLE TANIลžMAMI SAฤžLAYAN ฤฐLK YALAN 305

ALTI รœSTรœ DENEME 310

KAYGULU Gร–LGE OYUNU 324

FLORESAN AYDINLIฤžINDA BฤฐR AZฤฐZ 333

ALTI ฤฐLERฤฐ, ALTI GERฤฐ, Hฤฐร‡BฤฐR YER 344

SERVฤฐ KALEMLฤฐ KARA YAZGILI 353

FAL TAลžI 361

ARTIK PERร‡ฤฐN 364

ESEN UฤžUZ KOลžUG TEGลžรœRDรœM: PROSERPฤฐNEโ€™ฤฐN BAHร‡ESฤฐ (ร‡EVฤฐRฤฐ ลžฤฐฤฐR) 365

 

HAPลžU 371

DEBELEME 374


Aidatฤฑnฤฑ ร–dediฤŸimiz Cehennem | ร–dรผl Gerekรงesi
10. Vedat Gรผnyol Genรง Deneme Yazarฤฑ ร–dรผlรผ
Bu sitede sunulan metin, fotoฤŸraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลŸmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลŸka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤŸildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤŸฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤŸlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลŸuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.

“Elรงin Sevgi Suรงin ลžiirinde ร–znenin ร‡oฤŸulluฤŸu”, Varlฤฑk dergisi Mart 2026 sayฤฑsฤฑnda | Samet Polat

"Elรงin Sevgi Suรงin ลžiirinde ร–znenin ร‡oฤŸulluฤŸu" Varlฤฑk dergisi Mart 2026 sayฤฑsฤฑnda | Samet Polat

https://www.varlikonline.com/kitap/698/varlik-dergisi-mart-2026

“Aidatฤฑnฤฑ ร–dediฤŸimiz Cehennem” | Kapak Tasarฤฑm – Samet Polat

ร–n Kapak: Tamu

"Tamu" Zihinsel Harita ve Planlama | Aidatฤฑnฤฑ ร–dediฤŸimiz Cehennem - Samet Polat
“Tamu” Zihinsel Harita ve Planlama

"Tamu" Fikir GeliลŸtirme ve Taslak | Grafit | Form ArayฤฑลŸฤฑ ve Temel Anatomi | Aidatฤฑnฤฑ ร–dediฤŸimiz Cehennem - Samet Polat
“Tamu” Fikir GeliลŸtirme ve Taslak | Grafit | Form ArayฤฑลŸฤฑ ve Temel Anatomi

Aidatฤฑnฤฑ ร–dediฤŸimiz Cehennem - Kapak Eskiz ร‡alฤฑลŸma - TAMU
Analog Konsept Eskizi | Grafit ve Tรผkenmez Kalem | Anatomik Kurgu ve Kompozisyon

Aidatฤฑnฤฑ ร–dediฤŸimiz Cehennem - Kapak PSD ร‡alฤฑลŸma - TAMU goblin detay
Dijital GeliลŸtirme (WIP I) | Adobe Photoshop | Karakter Anatomi ve ร‡izgi ฤฐลŸรงiliฤŸi

Aidatฤฑnฤฑ ร–dediฤŸimiz Cehennem - Kapak PSD ร‡alฤฑลŸma - TAMU trampet detay
ฤฐลŸ AkฤฑลŸฤฑ Sentezi (WIP II) | Adobe Photoshop | Nesne Formu ve Teknik Detay Analizi

Aidatฤฑnฤฑ ร–dediฤŸimiz Cehennem - Sol Alt Kadraj PSD ร‡alฤฑลŸma
Detay ร‡alฤฑลŸmasฤฑ (Sol Alt Kadraj) | Adobe Photoshop | Karakter Anatomi ve ร‡izgi ฤฐลŸรงiliฤŸi

Aidatฤฑnฤฑ ร–dediฤŸimiz Cehennem - Kapak Eskiz ร‡alฤฑลŸma - TAMU pastel
Kromatik Atmosfer Etรผdรผ | Geleneksel Pastel | Renk Paleti ve IลŸฤฑk Dengesi

Aidatฤฑnฤฑ ร–dediฤŸimiz Cehennem - Nihai ร–n Kapak
Nihai Hibrit Sentez | ร–zgรผn ร‡izim Altyapฤฑsฤฑ + Nรถral Doku Render (Google AI Entegrasyonu)

Arka Kapak: Dirim

Arka Kapak Gรถrsel Kurgusu: Orijinal Karakalem Eskiz
Arka Kapak Dijitalizasyon Sรผreci: TaranmฤฑลŸ Eskiz รœzerinde Manuel Renk Bloklama AลŸamasฤฑ
Bu sitede sunulan metin, fotoฤŸraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลŸmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลŸka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤŸildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤŸฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤŸlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลŸuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.

“Varlฤฑkรถzsel Kriz ve Toplumsal Gรถsterge Olarak YaลŸlฤฑlฤฑk: Tรผrk Romanฤฑnda Otorite, Bellek ve Mekรขnฤฑn DรถnรผลŸรผmรผ”, Deliler Teknesi’nin 115. sayฤฑsฤฑnda

Deliler Teknesi, Ocak-ลžubat 2026, sayฤฑ 115
Bu sitede sunulan metin, fotoฤŸraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลŸmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลŸka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤŸildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤŸฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤŸlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลŸuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.

“Kafka’nฤฑn ‘Yasa ร–nรผnde’ Meselinde ve Orhan Kemalโ€™in ‘Murtaza’sฤฑnda Aรงฤฑk Duran Kapฤฑlar”, Gรผfte Edebiyat’ฤฑn 28. sayฤฑsฤฑnda

Yelken Dergisi 33. Sayฤฑ | Ekim 1959

Yelken Fikir ve Sanat Dergisi – Ekim 1959 Sayฤฑ 33

  • โ€‹Dergi Adฤฑ: Yelken
  • โ€‹Tรผrรผ: Aylฤฑk Fikir – Sanat Dergisi
  • โ€‹Tarih: Ekim 1959
  • Sayฤฑ: 33
  • โ€‹Sahibi: Rรผknettin ResuloฤŸlu
  • โ€‹Yazฤฑ ฤฐลŸleri Mรผdรผrรผ: Metin รœstรผndaฤŸ

ฤฐรงindekiler

โ€‹BaลŸyazฤฑ ve Denemeler

  • โ€‹Gรผn IลŸฤฑฤŸฤฑ โ€“ Sezer TansuฤŸ (Sayfa 3)
    • โ€‹Tรผr: Sanat Denemesi / BaลŸyazฤฑ
  • โ€‹Etki รœstรผne โ€“ Tahsin Yรผcel (Sayfa 6)
    • โ€‹Tรผr: Edebiyat EleลŸtirisi / Deneme
  • โ€‹ร–n Sรถz โ€“ William Faulkner (ร‡eviren: รœlkรผ Tamer) (Sayfa 15)
    • โ€‹Tรผr: ร‡eviri Yazฤฑ / Deneme
  • โ€‹Tiyatro: Zorunludur Ama โ€“ S. Gรผnay Akarsu (Sayfa 18, 25)
    • โ€‹Tรผr: Tiyatro ฤฐncelemesi
  • โ€‹Aylak Adam’ฤฑn HastalฤฑฤŸฤฑ โ€“ ลžรผkran Kurdakul (Sayfa 23)
    • โ€‹Tรผr: Roman EleลŸtirisi (Yusuf Atฤฑlgan’ฤฑn eseri รผzerine)
  • Kรผltรผrรผn GetireceฤŸi โ€“ (Sayfa 23)
    • โ€‹Tรผr: Deneme
  • โ€‹ร‡izgiler โ€“ Yavuz ร–rten (Sayfa 25)
    • โ€‹Tรผr: Deneme

โ€‹Hikรขye (ร–ykรผ)

  • โ€‹Kayฤฑk โ€“ Mehmet Seyda (Sayfa 8-9)
    • โ€‹Not: Yazarฤฑn “Ne Ekersen…” adlฤฑ romanฤฑndan bir bรถlรผmdรผr.
  • โ€‹Fฤฑrlama โ€“ Orhan Kemal (Sayfa 16-17)
  • โ€‹Yasak Tutku โ€“ Tarฤฑk Dursun K. (Sayfa 21-22)

โ€‹ลžiir

  • โ€‹Uรงurumlu Irmak โ€“ Kemal ร–zer (Sayfa 7)
  • โ€‹Oda โ€“ ฤฐsmail A. Timuรงin (Sayfa 16)
  • โ€‹AฤŸฤฑt II โ€“ Oben Gรผney (Sayfa 16)
  • โ€‹Gong โ€“ UฤŸur ร–nol (Sayfa 17)
  • โ€‹MeฤŸer โ€“ H. Nevzat Uรงkan (Sayfa 20)
  • โ€‹Ay Beyaz โ€“ Gรผran TatlฤฑoฤŸlu (Sayfa 20)
  • โ€‹Ona โ€“ Nurer UฤŸurlu (Sayfa 20)
  • โ€‹Kediler ve Sizler โ€“ Kerim Aydฤฑn Erdem (Sayfa 20)
  • โ€‹Karanlฤฑkta BoลŸ Bir AฤŸaรง โ€“ Turgay Gรถnenรง (Sayfa 22)
  • โ€‹Bir AลŸkฤฑ โ€“ Mesut Gรผngรถren (Sayfa 22)
  • โ€‹Besame Muรงo โ€“ ลženiz Biro (Sayfa 22)

โ€‹ฤฐnceleme ve Biyografi

  • โ€‹1950’den Sonraki Hikรขyecilerimiz: 4 – Tahsin Yรผcel / Haney YaลŸamalฤฑ โ€“ Asฤฑm Bezirci (Sayfa 10-13, 24)
    • โ€‹Tรผr: Edebiyat ฤฐncelemesi / Kritik
  • โ€‹Yunus Emre IV โ€“ Necip Alsan (Sayfa 19-20)
    • โ€‹Tรผr: Biyografik ฤฐnceleme (Tefrika)

โ€‹SoruลŸturma ve Rรถportajlar

  • โ€‹ลžiir AnlayฤฑลŸlarฤฑ (SoruลŸturma) โ€“ (Sayfa 4-5)
    • โ€‹Konu: “ลžiirinizin bugรผnkรผ durumu, sizi รถnceki anlayฤฑลŸฤฑnฤฑzdan ayฤฑrฤฑyor mu?”
    • โ€‹Katฤฑlฤฑmcฤฑlar: Behรงet Necatigil, Edip Cansever, Ahmet Oktay.
  • โ€‹ร–dรผl Alan Kitaplar (GรถrรผลŸler) โ€“ (Sayfa 7)
    • โ€‹Katฤฑlฤฑmcฤฑlar: M. Ali Cimcoz, Adli Moran, Tarฤฑk Dursun, Yรผksel Aslan, ร–. F. Toprak, Arif Damar, Sezer TansuฤŸ, S. Gรผnay Akarsu, Selahattin Hilav.
  • โ€‹Aydฤฑn Kime Derler? โ€“ KonuลŸan: Yavuz ร–rten (Sayfa 10)
    • โ€‹Katฤฑlฤฑmcฤฑlar: Falih Rฤฑfkฤฑ Atay, Ord. Prof. Dr. Kรขzฤฑm ฤฐsmail Gรผrkan.
  • โ€‹Demir ร–zlรผ Diyor ki โ€“ Demir ร–zlรผ (Sayfa 14)
    • โ€‹Tรผr: Rรถportaj Yanฤฑtฤฑ / Deneme

โ€‹Haberler ve DiฤŸer ฤฐรงerikler

  • โ€‹Haberler โ€“ (Sayfa 2)
    • โ€‹ฤฐรงerik: Tiyatro ve yayฤฑn dรผnyasฤฑndan haberler (ฤฐst. ลžehir Tiyatrosu, Karaca Tiyatro, Ataรง Kitabevi vb.)
  • โ€‹Yelken’in ลžiir YarฤฑลŸmasฤฑ โ€“ (Sayfa 2)
    • โ€‹Duyuru: ลžiir yarฤฑลŸmasฤฑ ลŸartnamesi.
    • โ€‹Jรผri: Sabahattin EyรผboฤŸlu, Bedri Rahmi EyรผboฤŸlu, Orhan Kemal, Rรผknettin ResuloฤŸlu, Halis Acarฤฑ (Asฤฑm Bezirci), Sezer TansuฤŸ.

โ€‹Gรถrsel Sanatlar (Desenler)

  • โ€‹Kapak Deseni: Eren EyรผboฤŸlu
  • Sayfa 7 Deseni: Nermi Aksoy
Samet Polat Kรผtรผphanesi
Bu sitede sunulan metin, fotoฤŸraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลŸmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลŸka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤŸildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤŸฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤŸlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลŸuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.

Acรขib-i Mahlรปkรขt – Yazฤฑcฤฑzรขde Ahmed Bรฎcรขn b. Sรขlih Gelibolulu

CihanลŸah ve GoลŸgular

Hรผkรผmdar ลŸair CihanลŸahโ€™ฤฑn, Rahman Rejebov ve Annagurban AลŸฤฑrovโ€™un AลŸkabatโ€™ta yayฤฑma hazฤฑrladฤฑฤŸฤฑ ลŸiirlerinin, Mevlรผt Arslan tarafฤฑndan Kiril alfabesinden Latin alfabesine aktarฤฑmฤฑdฤฑr. Dosyada CihanลŸahโ€™ฤฑn tarihรฎ kiลŸiliฤŸine dair bir giriลŸ yazฤฑsฤฑ ve ลŸiirlerin gรผnรผmรผz Tรผrkรงesiyle anlaลŸฤฑlmasฤฑnฤฑ saฤŸlayan metin iรงi bir sรถzlรผk yer almaktadฤฑr.

CihanลŸah ve GoลŸgular

“Frankofon Mรผzik Dinletisinden Hipernazฤฑma” ลŸiiri, AลŸkar dergisi 76. sayฤฑda

"Frankofon Mรผzik Dinletisinden Hipernazฤฑma" ลŸiiri, AลŸkar dergisi 76. sayฤฑda
Bu sitede sunulan metin, fotoฤŸraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลŸmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลŸka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤŸildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤŸฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤŸlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลŸuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.

“Sokaktan Sanala: Edebiyatฤฑn Gรถzรผnden Mahalle Kรผltรผrรผnรผn Evrimi” Deliler Teknesi’nin 113. sayฤฑsฤฑnda | Samet Polat

https://dostkitabevi.com/deliler-teknesi#
Bu sitede sunulan metin, fotoฤŸraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลŸmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลŸka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤŸildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤŸฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤŸlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลŸuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.

“Kurucu Mekรขn ve Kaรงฤฑlan Araf: Emine Sevgi ร–zdamar ve Tezer ร–zlรผ Anlatฤฑlarฤฑnda Aradalฤฑk Stratejileri” D’OKU 3. sayฤฑda | Samet Polat

Instagram: dokusanatedebiyat

dokusanatveedebiyat.com.tr

“KonuลŸmak ฤฐstemeyiลŸin ร–ncรผlleri” AลŸkar dergisi 75. sayฤฑda

"KonuลŸmak ฤฐstemeyiลŸin ร–ncรผlleri" AลŸkar Dergisi 75. Sayฤฑda | Samet Polat

Oktay Rifat’ฤฑn “Rรผzgรขrlฤฑ” ลžiiri รœzerine Poetik Bir Teneffรผs

RรœZGร‚RLI

Rรผzgรขrlฤฑ imgelere kurdum รงadฤฑrฤฑ,
Gรถklerimi yaลŸฤฑyorum delibozuk.
DaฤŸ yollarฤฑndan iniyorum denize.
TaลŸฤฑn yalnฤฑzlฤฑฤŸฤฑ iรงindeyim, diri.
Sรผtรผn beyazlฤฑฤŸฤฑ iรงindeyim, duru.
Bir yฤฑldฤฑz doฤŸar รงitin ardฤฑndan, bรผyรผr.
Koyunlarฤฑm gider gibi olur, gelir.
Ve mavi damarlฤฑ aydฤฑnlฤฑฤŸa karลŸฤฑ
Durur sivri kayada put gibi keรงi.
ร‡ฤฑngฤฑrak sesleri toplanฤฑn torbama.
ร‡akarฤฑm kibriti, sararmฤฑลŸ otlarฤฑn
Kฤฑrmฤฑzฤฑ yalazฤฑ ฤฑsฤฑtฤฑr iรงimi.
Ne bir tas รงorba getirenim, ne kฤฑzฤฑm
KฤฑsraฤŸฤฑm! ลžu dรผdรผkten baลŸka dostum yok.
ร‡alarฤฑm dรผdรผฤŸรผmรผ bulutlar iรงin.
YaklaลŸฤฑr daฤŸlarla ovalar. Hey daฤŸlar,
Bu sizler iรงin, bu da ovalar iรงin.

Rifat, Oktay. Bรผtรผn ลžiirleri I. ฤฐstanbul: Yapฤฑ Kredi Yayฤฑnlarฤฑ, 2014, s. 501.

Zeminimi yeryรผzรผnden รงektim ben. Onu devinimin kendisine raptettim; bu yรผzden kรถklerim topraฤŸa tutunmaz. Havanฤฑn akฤฑลŸkan belleฤŸinde titreลŸir varlฤฑฤŸฤฑm. DiฤŸerlerinin mรผlk edindiฤŸi, tapuladฤฑฤŸฤฑ, sฤฑnฤฑr รงizdiฤŸi yerde benim yalnฤฑzca bir geรงiลŸim olur. ฤฐkametim sabite tutunmaz; bir esintide soluklanฤฑrฤฑm. Bir mekรขna yerleลŸmem, bir anโ€™a teneffรผs ederim. Bu nedenle varlฤฑฤŸฤฑm parรงalฤฑ bir gรถk gibidir: bir ucu daฤŸlarฤฑn taลŸ kesmiลŸ kofluฤŸuna, รถteki ucu denizin sฤฑvฤฑ aฤŸฤฑrlฤฑฤŸฤฑna aynฤฑ anda deฤŸer. Bu bir yurtsuzluk sanฤฑlacak denli serbest bir mekรขnda var olmak hรขlidir; tรผm coฤŸrafyayฤฑ tek bir bedende duyumsamaktฤฑr.

Ben, bir baลŸkasฤฑnฤฑn tanฤฑklฤฑฤŸฤฑyla doฤŸrulanmam. Kendiย iรงre duruลŸum, bir taลŸฤฑn iรงsel direnimi gibidir; dฤฑลŸarฤฑdan bir sesin, bir bakฤฑลŸฤฑn sฤฑzamayacaฤŸฤฑ kadar kendine kapanmฤฑลŸ, kendiyle mรผhรผrlenmiลŸ bir varlฤฑk. BaลŸkalarฤฑnฤฑn gรผrรผltรผsรผnden arฤฑnmฤฑลŸ; sรผtรผn ilk anฤฑndaki o kรถr beyazlฤฑk gibi, kendiyle dolu. Bu yรผzden alfabem farklฤฑdฤฑr. Bรผyรผyen bir yฤฑldฤฑzฤฑn sessiz genleลŸmesi, bir hayvanฤฑn iรงgรผdรผsel gidip geliลŸlerindeki tereddรผtsรผz mantฤฑk… Bunlar benim iรงin insan sรถzรผnden daha geรงerli, daha az yanฤฑlgฤฑ taลŸฤฑyan birer sรถylemdir. Onlar varoluลŸu anlatmaz, doฤŸrudan var olurlar. Ben de รถyle.

Isฤฑnmak iรงin bir baลŸkasฤฑnฤฑn ateลŸine, bir baลŸkasฤฑnฤฑn merhametine yรถnelmem. Benim ฤฑsฤฑm peลŸin bir takas, bir minnet borcu biรงiminde doฤŸmaz. O, yeryรผzรผnรผn kuru teninden, ayaฤŸฤฑmฤฑn altฤฑndaki sararmฤฑลŸ otlarฤฑn รงฤฑtฤฑrtฤฑsฤฑndan kopardฤฑฤŸฤฑm bir yalazdฤฑr; anlฤฑk, saf ve yalnฤฑzca bana ait. Rahmeti, bir รงorba tasฤฑna sฤฑฤŸmayacak kadar iรงsel bir tutuลŸmada, bu รถzhar ateลŸinde bulurum. DiyaloฤŸum, canlฤฑlara dair o alฤฑลŸฤฑlagelmiลŸ ritmin รถtesindedir. En yakฤฑnฤฑm, nefesimi sese yontan ลŸu odundur; o, benim sessizliฤŸimin tercรผmanฤฑdฤฑr.

Ve o odunu dudaklarฤฑma gรถtรผrdรผฤŸรผmde bir melodi รผflemem. CoฤŸrafyayฤฑ yeniden akort ederim. Sesim, boลŸluฤŸu aramaz da sonucu doฤŸuran titreลŸim olur. Nefesimle, daฤŸ ile ova arasฤฑndaki o mutlak mesafeyi, o fiziksel gerรงeฤŸi bรผzรผลŸtรผrรผrรผm. Bir nefes daฤŸlar iรงindir, onlarฤฑn deฤŸiลŸmezliฤŸini selamlar. Bir nefes ovalar iรงindir, onlarฤฑn sonsuz yayฤฑlฤฑลŸฤฑna katฤฑlฤฑr. O anda anlarsฤฑnฤฑz ki ben, bu manzaraya uzaktan bakan deฤŸilim. Ben, o manzaranฤฑn iki zฤฑt yakasฤฑnฤฑ bir araya getiren ve o birleลŸme anฤฑnda var olan yankฤฑnฤฑnฤฑn baลŸlamadan รถnceki hรขliyim. Bu gerilim; hakikatin, gรถrรผnmeyenin, sesini taลŸฤฑn iรงinde gizleyen zamanฤฑn tensel nabzฤฑdฤฑr. Ben bu nabzฤฑ duyarฤฑm: bir kayanฤฑn unutulmuลŸ รงatlaฤŸฤฑnda yankฤฑlanan bin yฤฑllฤฑk sessizlikte, ovayฤฑ รถrten ilk รงiy damlasฤฑnฤฑn dรผลŸerken kurduฤŸu ลŸiirde, gรถฤŸe gรถzรผnรผ dikip kendi kรถksรผzlรผฤŸรผnden yeryรผzรผ yaratma kudreti arayan o devinimde. Ben, yerin nabzฤฑnฤฑ ritme dรถnรผลŸtรผren bir รถzne deฤŸilim tekรถz, eลŸanlฤฑkla coฤŸrafyayฤฑ hatฤฑrlatan bir iรง sese dรถnรผลŸรผrรผm. Bu ses, ne yankฤฑ ne nida: o, sadece bir varoluลŸun kendiyle รงarpฤฑลŸฤฑrken รงฤฑkardฤฑฤŸฤฑ us teli salฤฑnฤฑmฤฑdฤฑr.

Sarsฤฑlmaz yalvartฤฑcฤฑ bir ahenk peลŸindeyim
Kenarฤฑndan kรถลŸesinden paslar fฤฑลŸkฤฑran bir dรผลŸรผncenin
Hesaba katฤฑlmaksฤฑzฤฑn sฤฑzlatฤฑlan kรผlfetin
Kusurlarฤฑma fรผsunlar kondurmasฤฑna izin vermeyeceฤŸim*

Samet Polat

*Bu dizeler, Samet Polatโ€™ฤฑn bir dergide yayฤฑmlanmฤฑลŸ fakat kitabฤฑna alฤฑnmamฤฑลŸ olan “Kiralฤฑk Karalamalar” adlฤฑ ลŸiirinden alฤฑntฤฑdฤฑr.

Bu sitede sunulan metin, fotoฤŸraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลŸmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลŸka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤŸildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤŸฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤŸlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลŸuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.

“Dostoyevski Sibiryaโ€™da Hegel Okuyup GรถzyaลŸlarฤฑna BoฤŸuldu” | Samet Polat

Dostoyevski Sibiryaโ€™da Hegel Okuyup GรถzyaลŸlarฤฑna BoฤŸuldu" | Samet Polat

Fรถldรฉnyiโ€™nin Gรถzรผnden Dostoyevski ve Hegel

Modern Avrupa dรผลŸรผncesinin iki zฤฑt kutbunu temsil eden Hegel ve Dostoyevski arasฤฑndaki iliลŸki dolaylฤฑ ancak bir o kadar da derin bir gerilime dayanฤฑr. Lรกszlรณ Fรถldรฉnyiโ€™nin Dostoyevski Sibiryaโ€™da Hegel Okuyup GรถzyaลŸlarฤฑna BoฤŸuldu baลŸlฤฑklฤฑ denemesi, bu gerilimin en keskin anฤฑnฤฑ yani Dostoyevskiโ€™nin sรผrgรผn yฤฑllarฤฑnda Hegel felsefesiyle yรผzleลŸmesini, yazarฤฑn dรผลŸรผnsel evrenini ลŸekillendiren metaforik bir zirve olarak kurgular. Fรถldรฉnyiโ€™ye gรถre bu karลŸฤฑlaลŸma coฤŸrafi bir sรผrgรผnรผn yanฤฑ sฤฑra Hegelโ€™in rasyonel tarih anlayฤฑลŸฤฑnฤฑn dฤฑลŸฤฑnda bฤฑrakฤฑlan bireyin trajedisinin de bir baลŸlangฤฑcฤฑdฤฑr. Fรถldรฉnyiโ€™nin bu yorumlayฤฑcฤฑ รงerรงevesini, Dostoyevski ve Hegelโ€™in birincil metinleri ile Mihail Bahtinโ€™in poetika รผzerine gรถrรผลŸleri ฤฑลŸฤฑฤŸฤฑnda yeniden deฤŸerlendirmek, sรถz konusu felsefi ve edebรฎ รงatฤฑลŸmanฤฑn kรถklerini ve sonuรงlarฤฑnฤฑ nesnel bir zeminde ortaya koymayฤฑ gerektirir.

Tarihin DฤฑลŸฤฑndaki Sรผrgรผn: Hegelโ€™in Aklฤฑ ve โ€œร–lรผler Eviโ€nin GerรงekliฤŸi

Fรถldรฉnyiโ€™nin รงalฤฑลŸmasฤฑnฤฑn odaฤŸฤฑnda, Dostoyevskiโ€™nin Sibiryaโ€™dayken Hegelโ€™in Tarih Felsefesiโ€™ni okuduฤŸu ve bu okumanฤฑn yarattฤฑฤŸฤฑ derin sarsฤฑntฤฑ yer alฤฑr. Hegel iรงin tarih, aklฤฑn (Usโ€™un) kendini gerรงekleลŸtirdiฤŸi bir sรผreรงtir ve bu sรผreรงte her halkฤฑn bir rolรผ vardฤฑr. Ancak bazฤฑ coฤŸrafyalar bu evrensel tarihin dฤฑลŸฤฑnda kalฤฑr. Hegelโ€™e gรถre Sibirya, bu โ€œtarih-dฤฑลŸฤฑโ€ mekรขnlardan biridir; soฤŸuk ve verimsiz bir โ€œyรผksek bรถlgeโ€ olarak โ€œDรผnya Tarihinin deviminden kesin olarak dฤฑลŸlanacak olanโ€ bir coฤŸrafyadฤฑr (Hegel, 2006, s. 66). Bu dฤฑลŸlanma, salt coฤŸrafi bir tespitin รถtesine geรงerek metafizik bir hรผkรผm sunar: Sibirya, Tinin kendini gerรงekleลŸtirdiฤŸi sahnenin bir parรงasฤฑ deฤŸildir.

Hegel iรงin bireysel acฤฑ ve tarihdฤฑลŸฤฑ gรถrรผnen coฤŸrafyalar, Tinin evrensel yรผrรผyรผลŸรผnde nihayetinde aลŸฤฑlacak ve anlam kazanacak geรงici negatif anlar (Aufhebung) olsa da Dostoyevski iรงin bu somut ve aลŸฤฑlamaz acฤฑnฤฑn kendisi, aklฤฑn kapsayamayacaฤŸฤฑ nihai gerรงekliktir. ร–lรผler Evinden Notlarโ€™da รงizdiฤŸi Sibirya portresi, Hegelโ€™in soyutlamasฤฑnฤฑn tam karลŸฤฑtฤฑdฤฑr. Burasฤฑ tarihsel bir boลŸluk deฤŸildir. Tersi baฤŸlamda kendine รถzgรผ yasalarฤฑ, ahlakฤฑ ve trajedileriyle yaลŸayan yoฤŸun bir mikro-kozmostur. Dostoyevski, bu kapalฤฑ dรผnyayฤฑ โ€œhiรงbir ลŸeye benzemeyen kendine รถzgรผ bir dรผnyaโ€ olarak tanฤฑmlar ve buradaki yaลŸamฤฑ โ€œdipdiri bir โ€˜ร–lรผler Eviโ€™โ€ olarak niteler (Dostoyevski, 2012, s. 30). Bu evde mahkรปmlar, Hegelci anlamda bir tarihsel รถznellikten yoksun olsalar da kendi bireyselliklerini en uรง sฤฑnฤฑrlarda deneyimlerler. Bu deneyim Dostoyevskiโ€™ye aklฤฑn aรงฤฑklayamadฤฑฤŸฤฑ bir gerรงeklik alanฤฑ olduฤŸunu ve bu alanฤฑn ancak yaลŸanarak anlaลŸฤฑlabileceฤŸini รถฤŸretmiลŸtir. ร‡atฤฑลŸma yalnฤฑzca felsefi dรผzlemde kalmaz, bir anlamda da teolojiktir. Hegelโ€™in Tanrฤฑโ€™sฤฑ tarihin iรงinde, devletin ve kurumlarฤฑn rasyonel geliลŸiminde kendini aรงฤฑฤŸa vuran Mutlak Tinโ€™dir. Dostoyevski iรงin ise Tanrฤฑ, tarihin ve mantฤฑฤŸฤฑn dฤฑลŸฤฑnda, kiลŸisel acฤฑda, merhamette ve akฤฑldฤฑลŸฤฑ imanda bulunan, acฤฑ รงeken ฤฐsa figรผrรผdรผr. Fรถldรฉnyi’nin de belirttiฤŸi gibi Dostoyevski’nin daha sonra “EฤŸer biri bana ฤฐsa’nฤฑn gerรงekliฤŸin dฤฑลŸฤฑnda olduฤŸunu kanฤฑtlasaydฤฑ… ben gerรงeklikle deฤŸil ฤฐsa’yla kalmayฤฑ tercih ederdim” (Fรถldรฉnyi, 2022, s. 61) demesi, Hegelci sistemin tarihiรงkin (immanent) Tanrฤฑ’sฤฑna karลŸฤฑ tarihaลŸkฤฑn (transcendent) bir inancฤฑn ilanฤฑdฤฑr.

Yeraltฤฑ Adamฤฑ, Raskolnikov ve Hegelci Aklฤฑn Sapmalarฤฑ

Sibiryaโ€™da yaลŸanan bu kopuลŸun felsefi sonucu, Yeraltฤฑndan Notlarโ€™da ete kemiฤŸe bรผrรผnen โ€œyeraltฤฑ adamฤฑโ€ karakteridir. Bu karakter, on dokuzuncu yรผzyฤฑlฤฑn rasyonel egoizmine ve Avrupa aydฤฑnlanmasฤฑnฤฑn getirdiฤŸi โ€œkristal sarayโ€ รผtopyasฤฑna karลŸฤฑ doฤŸrudan bir polemiktir. Yeraltฤฑ adamฤฑ, Hegelci anlamda rasyonel bir dรผzene oturtulmuลŸ, bireysel iradenin evrensel iradeyle uzlaลŸtฤฑฤŸฤฑ bir devleti (Hegel, 1991, s. 200-201) temelden reddeder. Onun isyanฤฑ, her ลŸeyin hesaplanabilir olduฤŸu, โ€œiki kere ikinin dรถrt ettiฤŸiโ€ bir dรผnyaya karลŸฤฑdฤฑr. O, bu matematiksel kesinliฤŸin karลŸฤฑsฤฑna insan iradesinin keyfiliฤŸini, hatta kendine zarar verme รถzgรผrlรผฤŸรผnรผ รงฤฑkarฤฑr. Yeraltฤฑ adamฤฑnฤฑn, โ€œkarลŸฤฑmda gรผcรผmรผn yetmediฤŸi bir taลŸ duvar var diye bรผsbรผtรผn boyun eฤŸmeye de razฤฑ olamamโ€ (Dostoyevski, 2020, s. 14) demesi, Hegelโ€™in โ€œzorunlulukโ€ ve โ€œyasaโ€ kavramlarฤฑna doฤŸrudan bir meydan okumadฤฑr.

Dostoyevski bu felsefi isyanฤฑ Suรง ve Cezaโ€™da daha da ileri bir noktaya taลŸฤฑr. Raskolnikov karakteri, Hegelโ€™in “Dรผnya-Tarihsel Bireyleri” dรผลŸรผncesinin tehlikeli bir yorumu olarak okunabilir. Hegel, Napolyon gibi figรผrlerin, Tinin daha yรผksek bir amacฤฑnฤฑ gerรงekleลŸtirmek iรงin mevcut ahlak yasalarฤฑnฤฑ รงiฤŸneyebileceฤŸini ima eder. Raskolnikov, bu fikri kendi zihninde รงarpฤฑtarak insanlarฤฑ “sฤฑradanlar” ve “olaฤŸanรผstรผler” olarak ikiye ayฤฑrฤฑr. Kendisini ikinci kategoriye yerleลŸtirerek “yeni bir sรถz sรถylemek” adฤฑna kan dรถkme hakkฤฑna sahip olduฤŸuna inanฤฑr (Dostoyevski, 2012, s. 319-320). Ancak Raskolnikovโ€™un eylemi Hegelci bir tarihsel zorunluluktan deฤŸil, soyut bir aklฤฑn kibrinden doฤŸar ve sonuรงta onu tarihsel bir kahraman yapmayฤฑp vicdan azabฤฑyla parรงalanmฤฑลŸ, yalฤฑtฤฑlmฤฑลŸ bir birey yapar. Onun teorisinin รงรถkรผลŸรผ ve sonunda Sonyaโ€™nฤฑn temsil ettiฤŸi akฤฑldฤฑลŸฤฑ iman ve sevgi yoluyla kurtuluลŸa yรถnelmesi, Dostoyevskiโ€™nin, soyut bir aklฤฑn bireysel vicdan ve ahlakฤฑn รผzerinde hak iddia edemeyeceฤŸine dair en gรผรงlรผ edebรฎ kanฤฑtฤฑdฤฑr.

Dostoyevskiโ€™nin Hegelci rasyonalizme karลŸฤฑ bu tutumu aynฤฑ zamanda 19. yรผzyฤฑl Rusyaโ€™sฤฑnฤฑn entelektรผel ikliminden de baฤŸฤฑmsฤฑz deฤŸildir. Onun Batฤฑ Avrupaโ€™nฤฑn soyut ve “ruhsuz” olarak gรถrdรผฤŸรผ sistemlere yรถnelik eleลŸtirisi, Slavcฤฑ dรผลŸรผnรผrlerin Batฤฑcฤฑlarฤฑn evrenselciliฤŸine karลŸฤฑ Rus Ortodoks ruhunu, topraฤŸฤฑ (pochva) ve halkฤฑn kolektif vicdanฤฑnฤฑ (sobornost) savunmasฤฑyla paralellik gรถsterir. Dostoyevski iรงin Hegelโ€™in sistemi Rus ruhuna yabancฤฑ, bireyi evrensel bir mekanizmanฤฑn diลŸlisi haline getiren Batฤฑlฤฑ bir kibrin รผrรผnรผdรผr. Dolayฤฑsฤฑyla, onun isyanฤฑ hem felsefi hem de kรผltรผrel bir kรถkene sahiptir.

ร‡oksesli Roman: Monolojik Felsefeye Bir Cevap

Dostoyevskiโ€™nin Hegelci monolojik akla itirazฤฑ yalnฤฑzca felsefi bir dรผzlemde kalmaz, sanatsal formun kendisinde de yankฤฑ bulur. Bu noktada Mihail Bahtinโ€™in โ€œรงoksesli romanโ€ teorisi, bu iki dรผลŸรผnรผr arasฤฑndaki felsefi gerilimi anlamak iรงin gรผรงlรผ bir araรง sunar. Bahtin, Dostoyevskiโ€™nin โ€œyepyeni bir sanatsal dรผลŸรผnรผลŸ tipi yarattฤฑฤŸฤฑnฤฑโ€ (Bahtin, 2004, s. 45) ve bu dรผลŸรผnรผลŸ tipinin โ€œbaฤŸฤฑmsฤฑz ve kaynaลŸmamฤฑลŸ seslerin ve bilinรงlerin รงokluฤŸu, tamamen meลŸru seslerin sahici bir รงoksesliliฤŸiโ€ (Bahtin, 2004, s. 48) olduฤŸunu ortaya koyar. Bahtin’in bu tespiti, Dostoyevski’nin Hegel’e nasฤฑl sadece tematik karลŸฤฑlฤฑk vermeyip yapฤฑsal olarak da bir cevap verdiฤŸini gรถsterir.

Bu yapฤฑ Hegelโ€™in felsefi sisteminin tam karลŸฤฑtฤฑdฤฑr. Hegelโ€™in diyalektiฤŸi, tez ve antitezin bir sentezde aลŸฤฑldฤฑฤŸฤฑ, her ลŸeyin nihayetinde Mutlak Tinโ€™in monoloฤŸuna dahil olduฤŸu bir sรผreรงtir. Oysa Dostoyevskiโ€™nin romanฤฑnda her bir kahraman kendi โ€œfikrininโ€ ve kendi โ€œdรผnyasฤฑnฤฑnโ€ taลŸฤฑyฤฑcฤฑsฤฑdฤฑr. Yazarฤฑn sesi bu seslerden yalnฤฑzca biridir ve nihai bir otorite iddiasฤฑ taลŸฤฑmaz. Bu รงoksesli yapฤฑnฤฑn en parlak รถrneฤŸi Karamazov KardeลŸlerโ€™dir. Bu roman aynฤฑ zamanda Hegelci aklฤฑn sekรผlerleลŸtirdiฤŸi bir dรผnyada ortaya รงฤฑkan ahlaki boลŸluฤŸu da en derinden sorgular. ฤฐvan Karamazovโ€™un “EฤŸer Tanrฤฑ yoksa, her ลŸey mubahtฤฑr” (Dostoyevski, 2016, s. 799) hipotezi, aลŸkฤฑn bir otoritenin yokluฤŸunda ahlakฤฑn temellerinin ne olacaฤŸฤฑ sorusunu sorar. Bu, Fรถldรฉnyiโ€™nin de iลŸaret ettiฤŸi gibi Hegelโ€™in Tanrฤฑโ€™yฤฑ tarihe iรงkin kฤฑlmasฤฑyla baลŸlayan sรผrecin mantฤฑksal bir sonucudur. ฤฐvanโ€™ฤฑn isyanฤฑ, Zosimaโ€™nฤฑn imanฤฑyla nihai bir senteze ulaลŸmaz; roman, bu iki kutbu sรผrekli bir gerilim iรงinde bฤฑrakฤฑr. โ€œBรผyรผk Engizisyoncuโ€ bรถlรผmรผ, bu yapฤฑnฤฑn bir mikrokozmosudur. Burada ฤฐsaโ€™nฤฑn sessizliฤŸi, Engizisyoncuโ€™nun gรผรงlรผ ve mantฤฑksal argรผmanlarฤฑ karลŸฤฑsฤฑnda daha az gรผรงlรผ bir ses deฤŸildir; aksine, bu sessizlik, Engizisyoncuโ€™nun monoloฤŸunu diyalojik bir gerilime sokar ve onu nihaileลŸtirilmekten kurtarฤฑr.

Sonuรง olarak Lรกszlรณ Fรถldรฉnyiโ€™nin yorumlayฤฑcฤฑ รงerรงevesi, Dostoyevskiโ€™nin Sibirya deneyiminin, yazarฤฑn felsefi ve sanatsal yรถneliminde radikal bir kฤฑrฤฑlma yarattฤฑฤŸฤฑnฤฑ gรถstermesi bakฤฑmฤฑndan son derece isabetlidir. Hegelโ€™in rasyonel ve monolojik sisteminin dฤฑลŸฤฑnda bฤฑrakฤฑlan Dostoyevski, bu dฤฑลŸlanmaya hem iรงeriฤŸiyle (yeraltฤฑ adamฤฑ, Raskolnikov) hem de formuyla (รงoksesli roman) cevap vermiลŸtir. O, aklฤฑn sฤฑnฤฑrlarฤฑnฤฑ ve acฤฑnฤฑn akฤฑldฤฑลŸฤฑlฤฑฤŸฤฑnฤฑ bizzat deneyimlemiลŸ biri olarak hakikatin tek bir bilinรงte deฤŸil ancak birbirini tamamlamayan, birbiriyle bitimsiz bir diyalog iรงinde olan bilinรงlerin รงoฤŸulluฤŸunda var olabileceฤŸini gรถstermiลŸtir. Hegelci bรผtรผnlรผฤŸรผn dฤฑลŸฤฑnda kalan bireyin trajedisi (kฤฑrฤฑlฤฑm), Dostoyevskiโ€™nin kaleminde isyankรขr, patolojik ve hatta “ucube”leลŸen figรผrlere dรถnรผลŸerek modern aklฤฑn รผrettiฤŸi trajedinin en gรผรงlรผ edebรฎ kanฤฑtฤฑ hรขline gelmiลŸtir. Bu, Dostoyevskiโ€™nin Hegelโ€™in tarihine ve felsefesine verdiฤŸi en kalฤฑcฤฑ ve en gรผรงlรผ yanฤฑttฤฑr.

Kaynakรงa

Bahtin, M. M. (2004). Dostoyevski poetikasฤฑnฤฑn sorunlarฤฑ (C. Soydemir, ร‡ev.). Metis.

Dostoyevski, F. M. (2012). Suรง ve ceza (M. Beyhan, ร‡ev.). Tรผrkiye ฤฐลŸ Bankasฤฑ.

Dostoyevski, F. M. (2016). Karamazov kardeลŸler (N. Y. Taluy, ร‡ev.). Tรผrkiye ฤฐลŸ Bankasฤฑ.

Dostoyevski, F. M. (2020). Yeraltฤฑndan notlar (N. Y. Taluy, ร‡ev.). Tรผrkiye ฤฐลŸ Bankasฤฑ.

Dostoyevski, F. M. (2012). ร–lรผler evinden notlar (S. Gรผrses, ร‡ev.). Can.

Fรถldรฉnyi, L. F. (2022). Dostoyevski Sibirya’da Hegel okuyup gรถzyaลŸlarฤฑna boฤŸuldu (N. S. Soyรถz & E. Gรผler, ร‡ev.). Dergah.

Hegel, G. W. F. (1991). Hukuk felsefesinin prensipleri (C. Karakaya, ร‡ev.). Sosyal.

Hegel, G. W. F. (2006). Tarih felsefesi (A. Yardฤฑmlฤฑ, ร‡ev.). ฤฐdea.

Samet Polat
Bu sitede sunulan metin, fotoฤŸraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลŸmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลŸka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤŸildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤŸฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤŸlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลŸuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.

Hรขl GeรงiลŸi

IลŸฤฑk ve bulutโ€ฆ ikisi de bir ลŸey anlatmaz ama ikisinin arasฤฑnda sฤฑkฤฑลŸan ben anlatฤฑrฤฑm. Anlatฤฑrken eksilirim. Zamanฤฑn kฤฑyฤฑsฤฑnda bekleyen bir cรผmleyim, sรถylenmemiลŸ. Henรผz olmamฤฑลŸ yaฤŸmur gibi, รงoktan geรงmiลŸ ฤฑลŸฤฑk gibi.

Bir ลŸey bitiyor. Ama bitenin ardฤฑndan gelen sessizlik, boลŸluk deฤŸil. Belirsizlik. ร‡รผnkรผ hiรงbir ลŸey sona ermez, her ลŸey baลŸka bir hรขl alฤฑr (Inception‘a atฤฑfla belki ลŸรถyle diyebilirim: hรขl.geรงiลŸi โ†’ biรงim.yenidenkur()). Gรถzรผm gรถrdรผฤŸรผnรผ isimlendirmek ister ama iรงim gรถrdรผฤŸรผyle yetinmez. Araf, gรถzรผmle iรงim arasฤฑndaki รงatlakta bรผyรผyor.

Bir kategori arฤฑyorum.. bir tanฤฑm, bir yer.. Ama yer yok. Sadece geรงiลŸ. GeรงiลŸin kendisi bir yer mi olur? Olursa adฤฑ ne olur? Sanฤฑrฤฑm burada ad vermeyi bฤฑrakmak gerek. Varlฤฑk, adฤฑ reddettiฤŸinde en รงฤฑplak hรขliyle karลŸฤฑma รงฤฑkฤฑyor ve ben onu anlamaya deฤŸil, sadece ona tanฤฑklฤฑk etmeye cesaret ediyorum. GรถrdรผฤŸรผm ลŸey bir anฤฑ durdurmak deฤŸil. Akanฤฑn iรงinden bir รงatlak รงekip รงฤฑkarmak. Bilincim bu kaosta yer arฤฑyor ama yer bulamฤฑyor ve belki yer bulamamak, en sahici varoluลŸ biรงimi.

Geรงicilikle kurulan iliลŸki, barฤฑลŸa deฤŸil tanฤฑma yรถnelir mi? Geรงmekte olan, durulmayan bir yรผzey sunar; รผzerine dรผลŸรผnmek, sabitlenmeye direnmek demektir. Her ลŸey akarken kavramlar da รงรถzรผlรผr; dil bile bu รงรถzรผlmeye eลŸlik etmek zorunda kalฤฑr. Eksilmek bir sonuรง deฤŸil, bir yรถntemdir. BoลŸluk yaratฤฑr ama bu boลŸluk edilgin deฤŸil: anlamฤฑ yeniden konumlandฤฑrmak iรงin bir alan.

Soru kendinden รถnceki dรผลŸรผnceyi kesintiye uฤŸratmaz; onun iรงinden aรงฤฑlฤฑr. Bu yรผzleลŸme bir รงรถzรผm aramaz รงรผnkรผ รงรถzรผm nihai bir duruลŸ gerektirir, oysa burada her ลŸey geรงici. Tanฤฑm yitiminde bir duruลŸ mรผmkรผnse o duruลŸ ancak kendi adฤฑnฤฑ reddedebilir. O zaman dรผลŸรผnce, sadece iรงe yรถnelmiลŸ bir izleme deฤŸil, biรงimsizliฤŸin iรงinde biรงim arama eylemine dรถnรผลŸรผr. Bu eylem, kendini bilmenin deฤŸil, kendine boลŸluk tanฤฑmanฤฑn pratiฤŸidir.

YaฤŸmur henรผz baลŸlamadฤฑฤŸฤฑ iรงin, ฤฑลŸฤฑk henรผz sรถnmediฤŸi iรงin, ben de tam buradayฤฑm. EลŸik. ฤฐsimsiz. Ama tanฤฑklฤฑฤŸฤฑmda yalnฤฑz deฤŸilim.

Samet Polat


Bu sitede sunulan metin, fotoฤŸraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลŸmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลŸka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤŸildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤŸฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤŸlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลŸuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.

Sanฤฑ

SANI

hiรง deฤŸiลŸmedi san
sen รถyle
dฤฑลŸtan
gir iรงeri -gรถz gรถz olmuลŸ-

ama yerinmez -รงรผnkรผ kendi yerinde-
ayrฤฑca neden deฤŸiลŸsin konum
sรถyle
yaลŸanฤฑrken hep ortak duyum

eฤŸri bir รงizgi dudak -acฤฑ gรผlรผmseyiลŸ-
her zaman vardฤฑ
yanฤฑltan

hiรงdeฤŸiลŸmedisansenรถyledฤฑลŸtan

Eray Canberk

VarlฤฑฤŸฤฑn bir yรผzeykabuฤŸu vardฤฑr. Zaman, varlฤฑฤŸฤฑn รผzerine durmaksฤฑzฤฑn birikmiลŸ izler ve yankฤฑlarla katmanlaลŸฤฑr. Her darbe, sadece bir temas sayฤฑlmaz; varlฤฑฤŸฤฑn sฤฑnฤฑrlarฤฑnฤฑ yeniden รงizen bir ontolojik mรผdahaledir. Her bakฤฑลŸ, varlฤฑฤŸฤฑn kendi gรถvdesine yรถnelttiฤŸi bir iรง soru gibi iลŸler. YanlฤฑลŸ anlaลŸฤฑlmalar ise varlฤฑฤŸฤฑn kendilik arayฤฑลŸฤฑna รงarpan yankฤฑsฤฑz seslerdir. Tรผm bu yoฤŸunluk, dฤฑลŸa yรถnelmiลŸ bir kabuk รผretir. Bir iskelet, bir zaman tortusu. Bu dฤฑลŸ yapฤฑ, varlฤฑฤŸฤฑn kendini savunmakla kalmayฤฑp kendini yeniden tanฤฑmladฤฑฤŸฤฑ bir sฤฑnฤฑr รงizgisine dรถnรผลŸรผr. DฤฑลŸarฤฑdan bakan gรถz iรงin pรผrรผzsรผz, yekpare ve deฤŸiลŸime mรผhรผrlรผ gรถrรผnen bir cephe. Bu, bir yanฤฑlsama zฤฑrhฤฑdฤฑr; kasฤฑtlฤฑ bir sadelik, bilinรงli bir matlฤฑktฤฑr. KarลŸฤฑdakine ve belki de ondan daha รงok kendimize tekrarladฤฑฤŸฤฑmฤฑz bir telkinle, โ€œhiรง deฤŸiลŸmedi sanโ€ sรผreรงdalgasฤฑ ile katฤฑlaลŸtฤฑrฤฑlฤฑr. Bu yรผzey bir davetsizlik, bir duvardฤฑr. Onun gรถrevi yansฤฑtmak, iรงeriye dair hiรงbir iz vermeden gelen ฤฑลŸฤฑฤŸฤฑ olduฤŸu gibi geri gรถndermektir. DeฤŸiลŸimin ve akฤฑลŸkanlฤฑฤŸฤฑn hรผkรผm sรผrdรผฤŸรผ bir dรผnyada, deฤŸiลŸmezlik iddiasฤฑ en bรผyรผk gizdokudur.

Ama her duvarฤฑn, ne kadar saฤŸฤฑr รถrรผlรผrse รถrรผlsรผn, bir ardฤฑ bulunur. O pรผrรผzsรผz sanฤฑlan cephenin ardฤฑna geรงildiฤŸinde, katฤฑ bir kรผtle deฤŸil, โ€œgรถz gรถz olmuลŸโ€ bir iรงcoฤŸrafya baลŸlar. Bu, bir sรผngerin ya da bir mercanฤฑn yapฤฑsฤฑ gibidir; yaลŸanmฤฑลŸlฤฑฤŸฤฑn iรงeri sฤฑzarak oluลŸturduฤŸu boลŸluklardan, kanallardan, dehlizlerden. Bu, varlฤฑฤŸฤฑn zedelenmeyle deฤŸil, temasla ลŸekillenen iรง mimarisidir. Her iz, bir รงatlak deฤŸil; iรงe doฤŸru aรงฤฑlan bir yankฤฑ yรผzeyidir. Zaman, bu boลŸluklarda kendini yankฤฑlatฤฑr. Her bir gรถzenek, dรผnyayฤฑ iรงeri alฤฑp onu tartan ama asla tam olarak sindirmeyen bir algฤฑ sรผzgecidir. Bu delikli yapฤฑ yerinmez รงรผnkรผ o bir sonuรงtur. VarlฤฑฤŸฤฑn, sayฤฑsฤฑz etkileลŸimin ardฤฑndan โ€œkendi yerindeโ€ bulduฤŸu, dengeye ulaลŸtฤฑฤŸฤฑ รถzgรผn formudur. O tamamlanmฤฑลŸtฤฑr.

Bu iรงsel konumun deฤŸiลŸmesi iรงin bir sebep, bir zorunluluk yoktur. ร‡รผnkรผ onu var eden ลŸey kiลŸisel bir arฤฑza, biricik bir trajedi deฤŸil, var olmanฤฑn kendisinden damฤฑtฤฑlan o ezelรฎ โ€œortak duyumโ€dur. Acฤฑnฤฑn, yitirmenin, anlam arayฤฑลŸฤฑnฤฑn, zamanฤฑn geri dรถndรผrรผlemezliฤŸinin yarattฤฑฤŸฤฑ temel insani frekanslar sabit kaldฤฑkรงa bu frekanslara cevap olarak ลŸekillenmiลŸ iรงcoฤŸrafyanฤฑn da temel yapฤฑsฤฑ deฤŸiลŸmez. โ€œKonumโ€ neden deฤŸiลŸsin ki? Zemin aynฤฑ zemindir. Geriye รงekilmiลŸ sayฤฑlmaz. Oyunun damarฤฑna iลŸleyen ritmini kavramฤฑลŸ bir varlฤฑk, adฤฑm attฤฑฤŸฤฑ noktada artฤฑk durmaz, tartmaz, yerini sorgulamaz. BulunduฤŸu zemin, karar รผrรผnรผnรผn รถtesinde, zamanฤฑn iรงinde รถzรผmsenmiลŸ bir eลŸiktir. Bu hรขl, teslimiyetin รถtesinde varoluลŸla kurulan iรงsel bir anlaลŸmadฤฑr.

Bu iki katman โ€“sert dฤฑลŸ kabuk ve gรถzenekli iรง dรผnyaโ€“ arasฤฑndaki kaรงฤฑnฤฑlmaz gerilim, dฤฑลŸarฤฑya yalnฤฑzca tek bir, neredeyse fark edilemez bir iz bฤฑrakฤฑr: dudaฤŸฤฑn aldฤฑฤŸฤฑ o โ€œeฤŸri รงizgi.โ€ O acฤฑ gรผlรผmseyiลŸ, iรงerideki karmaลŸฤฑk yapฤฑnฤฑn yรผzeye sฤฑzan tek buharฤฑdฤฑr. Ama bu sฤฑzฤฑntฤฑ bile bir yanฤฑltฤฑcฤฑdฤฑr; bir haindir. Bir ipucu verir gibi yapar ama aslฤฑnda zฤฑrhฤฑ daha da saฤŸlamlaลŸtฤฑrฤฑr. ร‡รผnkรผ bakan gรถz, o gรผlรผmsemeyi basit bir duyguya โ€“hรผzรผn, istihza, yorgunlukโ€“ yorarak durumu รงรถzdรผฤŸรผnรผ sanฤฑr. Oysa o eฤŸrilik bir duygunun denemez, bir yapฤฑnฤฑn iลŸaretidir. ฤฐรงerideki binlerce gรถzeneฤŸin toplam basฤฑncฤฑnฤฑn, dฤฑลŸarฤฑdaki tek bir รงizgide kendini ele verme biรงimidir. Bรถylece en derindeki gerรงek, en bariz gรถrรผnen iลŸaretle gizlenmiลŸ olur.

O boลŸluksuz, tek nefeslik tekrar: โ€œhiรงdeฤŸiลŸmedisansenรถyledฤฑลŸtanโ€. Bu, nefes almadan sรถylenen bir kendini koruma bรผyรผsรผdรผr. O acฤฑ gรผlรผmseyiลŸle dฤฑลŸarฤฑ sฤฑzan sฤฑrrฤฑn ardฤฑndan duvarฤฑ alelacele sฤฑvamak, รงatlaฤŸฤฑ kapatmaktฤฑr. Bu, karลŸฤฑdakine sรถylenmiลŸ bir sรถzden รงok, iรงeriye yani o gรถzenekli dรผnyaya yapฤฑlmฤฑลŸ bir uyarฤฑdฤฑr: Sakฤฑn kendini daha fazla aรงma. Bu, kapฤฑnฤฑn sรผrgรผsรผnรผn รงekilme sesidir.

Kara tahta gibi ayakta durur uslanmalarฤฑm
Korkarฤฑm รงฤฑkmaya, korkarฤฑm รงฤฑkmaktan*

Samet Polat

*Bu dizeler, Samet Polatโ€™ฤฑn ลŸiir kitabฤฑna alฤฑnmamฤฑลŸ “YaลŸlambaรง” adlฤฑ ลŸiirinden alฤฑntฤฑdฤฑr.

Bu sitede sunulan metin, fotoฤŸraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลŸmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลŸka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤŸildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤŸฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤŸlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลŸuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.

Modern Tรผrk Edebiyatฤฑnฤฑn Fransฤฑz Kaynaklarฤฑ

Modern Tรผrk Edebiyatฤฑnฤฑn Fransฤฑz Kaynaklarฤฑ: Sanatsal ฤฐnลŸa ve Kimlik Sorgulamasฤฑ

Gรผl Mete Yuvaโ€™nฤฑn Modern Tรผrk Edebiyatฤฑnฤฑn Fransฤฑz Kaynaklarฤฑ adlฤฑ รงalฤฑลŸmasฤฑ, 19. yรผzyฤฑl Tรผrk edebiyatฤฑnฤฑn Batฤฑ ile kurduฤŸu iliลŸkiyi, alฤฑลŸฤฑlagelmiลŸ “tesir” veya “etkilenme” paradigmalarฤฑnฤฑn sฤฑnฤฑrlarฤฑnฤฑ aลŸarak metinlerarasฤฑ bir diyalog, sanatsal bir yeniden inลŸa ve kimliksel bir mรผzakere sรผreci olarak konumlandฤฑrฤฑr. Eserin temel sorunsalฤฑ, bu edebรฎ yรถnelimin yรผzeysel bir taklitten ibaret olmadฤฑฤŸฤฑnฤฑ, bilakis Fransฤฑz kaynaklarฤฑnฤฑn Tรผrk yazarlar tarafฤฑndan nasฤฑl alฤฑmlandฤฑฤŸฤฑ, dรถnรผลŸtรผrรผldรผฤŸรผ ve yeni bir edebiyat dilinin, estetiฤŸinin ve yazar kimliฤŸinin inลŸasฤฑnda nasฤฑl kurucu bir rol oynadฤฑฤŸฤฑnฤฑ ortaya koymaktฤฑr. Yuva, รงalฤฑลŸmasฤฑnฤฑn amacฤฑnฤฑ “bu olgunun niรงini ve nasฤฑlฤฑ รผzerinde durduktan sonra esas olarak bu yeni kaynakla kurulan iliลŸkileri edebi metinlerin iรงine girerek izlemeye, sorgulamaya รงalฤฑลŸmak” (s. 13) olarak belirler. Bu yaklaลŸฤฑm, edebรฎ metinleri pasif birer alฤฑcฤฑ olarak deฤŸil, kaynak metinlerle aktif bir diyaloฤŸa giren, onlarฤฑ yorumlayan ve bu sรผreรงte hem kendilerini hem de kaynaklarฤฑnฤฑ yeniden รผreten dinamik yapฤฑlar olarak ele alฤฑr.

Aktarฤฑm Yollarฤฑnฤฑn DรถnรผลŸรผmรผ

ร‡alฤฑลŸmanฤฑn ilk bรถlรผmรผ, Tanzimatโ€™la baลŸlayan ve Edebiyat-ฤฑ Cedide ile zirveye ulaลŸan sรผreรงte Fransฤฑz edebiyatฤฑyla kurulan iliลŸkinin niteliฤŸindeki temel dรถnรผลŸรผmรผ gรถzler รถnรผne serer. BaลŸlangฤฑรงta bu iliลŸki, pragmatik ve faydacฤฑ bir zemine oturur. ลžinasi ve Namฤฑk Kemal gibi รถncรผ isimler iรงin Fransฤฑzca ve Fransฤฑz edebiyatฤฑ, รงรถkmekte olan bir imparatorluฤŸu canlandฤฑrmak, toplumu eฤŸitmek ve yeni kavramlarฤฑ (vatan, hรผrriyet, medeniyet) dolaลŸฤฑma sokmak iรงin bir araรงtฤฑr. Bu dรถnemde yapฤฑlan รงeviriler ve uyarlamalar, kaynak metne sadakatten รงok, onu yerel kรผltรผre ve okurun anlama dรผzeyine adapte etme kaygฤฑsฤฑ taลŸฤฑr. Yuvaโ€™nฤฑn belirttiฤŸi gibi, Fรฉnelonโ€™un Telemak รงevirisinin temel amacฤฑ “hikmet” aktarmak ve “tedbir-i mรผlk kavaid-i kรผlliyesini” (s. 64) รถฤŸretmektir. Bu evrede, “รถteki” olarak gรถrรผlen Batฤฑ kรผltรผrรผ, hem bir model hem de kimliฤŸi tehdit eden bir unsur olarak algฤฑlanฤฑr; bu nedenle aktarฤฑm, kontrollรผ ve seรงici bir biรงimde gerรงekleลŸir.

Bu aktarฤฑm sรผrecinin kendisi de paradoksal bir ลŸekilde Batฤฑlฤฑ yรถntemlerden etkilenir. Yuva, ลžinasiโ€™nin Parisโ€™te oryantalistlerle kurduฤŸu yakฤฑn iliลŸkiye dikkat รงekerek bu durumu โ€œDoฤŸulularฤฑn oryantalizmiโ€ (s. 26) olarak kavramsallaลŸtฤฑrฤฑr. ลžinasi, Silvestre de Sacy gibi Fransฤฑz oryantalistlerin DoฤŸu metinlerini Batฤฑlฤฑ okur iรงin anlaลŸฤฑlฤฑr parรงalara ayฤฑrarak sunma yรถntemini benimser ve bu metodu Fransฤฑz edebiyatฤฑnฤฑ Tรผrk okuruna sunmak iรงin kullanฤฑr. Bu durum, Osmanlฤฑ aydฤฑnฤฑnฤฑn kendi kรผltรผrรผne ve aktarฤฑm yรถntemlerine dahi Batฤฑโ€™nฤฑn oluลŸturduฤŸu bir รงerรงeveden yani “รถteki”nin gรถzรผnden bakmaya baลŸladฤฑฤŸฤฑ karmaลŸฤฑk bir kimliksel durumu ortaya koyar. Dolayฤฑsฤฑyla Batฤฑ’dan yapฤฑlan aktarฤฑm, yalnฤฑzca iรงerikle sฤฑnฤฑrlฤฑ kalmaz, aktarฤฑmฤฑn metodu dahi Batฤฑlฤฑ bir anlayฤฑลŸla yeniden ลŸekillenir.

Edebiyat-ฤฑ Cedide ile birlikte bu faydacฤฑ yaklaลŸฤฑm yerini estetik bir sahiplenmeye bฤฑrakฤฑr. Artฤฑk hedef, toplumu eฤŸitmekten รงok, “sanat iรงin sanat” ilkesi doฤŸrultusunda edebiyatฤฑ kendi รถzerk alanฤฑnda yetkinleลŸtirmektir. Bu yeni nesil iรงin Fransฤฑz edebiyatฤฑ yalnฤฑzca faydalanฤฑlacak bir kaynak olmayฤฑp bizzat iรงine yerleลŸilecek, estetik ve duyuลŸsal olarak iรงselleลŸtirilecek bir dรผnyadฤฑr. Halit Ziyaโ€™nฤฑn anฤฑlarฤฑnda belirttiฤŸi gibi bu dรถnem yazarlarฤฑ “kรถprรผden sonra yolun sarahaten garba doฤŸru uzanmasฤฑna iman etmiลŸlerdi” (s. 88). Bu “iman”, Fransฤฑz edebiyatฤฑyla kurulan iliลŸkinin niteliฤŸini kรถkten deฤŸiลŸtirir.

Bu estetik sahiplenmenin en somut taลŸฤฑyฤฑcฤฑsฤฑ ise Servet-i Fรผnun dergisinin kendisidir. Yuva’nฤฑn vurguladฤฑฤŸฤฑ gibi, dergi yalnฤฑzca edebi metinlerin yayฤฑmlandฤฑฤŸฤฑ bir platform deฤŸil, aynฤฑ zamanda Batฤฑlฤฑ bir gรถrsel ve kรผltรผrel atmosfer yaratan bir araรงtฤฑr (s. 104). Derginin Latin harfleriyle yazฤฑlmฤฑลŸ baลŸlฤฑฤŸฤฑ, Avrupa’dan ithal edilen gravรผrlerin ve fotoฤŸraflarฤฑn (รงoฤŸunlukla Fransฤฑzca altyazฤฑlarla) kullanฤฑmฤฑ, modern bir mizanpaj anlayฤฑลŸฤฑ, okuru doฤŸrudan Batฤฑlฤฑ bir estetiฤŸin iรงine รงeker. ร–zellikle Avrupa dergilerinden alฤฑnan resimlerin altฤฑna ลŸiirler yazma pratiฤŸi (“tabloaltฤฑ ลŸiirleri”), gรถrsel ve edebi รผretimin nasฤฑl iรง iรงe geรงtiฤŸini ve Fransฤฑz kรผltรผrรผnรผn yalnฤฑzca bir fikir kaynaฤŸฤฑ deฤŸil, aynฤฑ zamanda somut bir sanatsal model olarak nasฤฑl benimsendiฤŸini gรถsterir. Bรถylece Servet-i Fรผnun, Edebiyat-ฤฑ Cedide’nin Batฤฑ’ya olan “iman”ฤฑnฤฑn maddi bir kanฤฑtฤฑ haline gelir. Aktarma araรงlarฤฑ da bu doฤŸrultuda dรถnรผลŸรผr. Basit taklit ve serbest uyarlama yerini, kaynak metnin ruhunu ve formunu anlamaya ve onu yeni bir dilde yeniden yaratmaya yรถnelik daha karmaลŸฤฑk stratejilere bฤฑrakฤฑr.

Halit Ziya ร–rneฤŸi

Yuva, Fransฤฑz edebiyatฤฑyla kurulan bu yeni ve derin iliลŸkinin en somut yansฤฑmasฤฑnฤฑ dildeki dรถnรผลŸรผmde, รถzellikle de Halit Ziya UลŸaklฤฑgilโ€™in nesrinde tespit eder. Yazar, bu sรผreci “Tรผrkรงenin FransฤฑzcalaลŸmasฤฑ” (s. 142) olarak adlandฤฑrฤฑr ve bunun basit bir kelime transferinin รงok รถtesinde, sรถzdizimsel bir yeniden yapฤฑlanma olduฤŸunu รถrneklerle kanฤฑtlar. Halit Ziyaโ€™nฤฑn kaleminde Tรผrkรงe, Fransฤฑzcanฤฑn cรผmle yapฤฑsฤฑna, edat kullanฤฑmฤฑna ve deyimsel mantฤฑฤŸฤฑna yaklaลŸฤฑr. ร–rneฤŸin, Tรผrkรงede bulunmayan belirsiz tanฤฑmlฤฑk (article indรฉfini), “bir” kelimesine yeni iลŸlevler yรผklenerek adeta icat edilir: “Bugรผn Nihalโ€™in en sakin bir gรผnรผ oldu” (s. 150) gibi kullanฤฑmlar, standart Tรผrkรงenin yapฤฑsฤฑna aykฤฑrฤฑ olsa da cรผmlenin Fransฤฑzca bir mantฤฑkla kurulduฤŸunu gรถsterir. Benzer ลŸekilde, “iki elleriyle babasฤฑnฤฑn iki ellerini tuttu” (s. 153) รถrneฤŸinde olduฤŸu gibi, sayฤฑ sฤฑfatฤฑyla birlikte kullanฤฑldฤฑฤŸฤฑ halde ismin รงoฤŸul eki almasฤฑ, Fransฤฑzcadaki isim-sฤฑfat uyumunun bir yansฤฑmasฤฑdฤฑr.

Bu dilsel dรถnรผลŸรผm yalnฤฑzca gramerle sฤฑnฤฑrlฤฑ kalmaz. Fransฤฑzca deyimler anlamlarฤฑyla birlikte Tรผrkรงeye aktarฤฑlฤฑr: “BaลŸฤฑnฤฑ kฤฑrmak isteyen sualler” (la question qui casse la tรชte), “gรถฤŸsรผ ลŸiลŸkin” (poitrine gonflรฉe), “beynini kurลŸunla yakan bir baba” (brรปler la cervelle) (s. 144-146) gibi ifadeler, Halit Ziyaโ€™nฤฑn anlatฤฑsฤฑna Batฤฑlฤฑ bir duyuลŸ ve ifade biรงimi kazandฤฑrฤฑr. Bu รผslup, yazarฤฑn hayran olduฤŸu Goncourt KardeลŸlerโ€™in “sanatรงฤฑ รผslubu” (รฉcriture artiste) arayฤฑลŸฤฑnฤฑn bir parรงasฤฑdฤฑr ve dili, yalnฤฑzca bir iletiลŸim aracฤฑ olmaktan รงฤฑkarฤฑp estetik bir nesneye dรถnรผลŸtรผrme รงabasฤฑnฤฑ yansฤฑtฤฑr.

Metinlerarasฤฑ Diyaloglar

Gรผl Mete Yuva, รงalฤฑลŸmasฤฑnฤฑn en yetkin bรถlรผmรผnde, Tevfik Fikret ve Halit Ziyaโ€™nฤฑn eserlerini bir atรถlye รงalฤฑลŸmasฤฑ gibi ele alarak Fransฤฑz kaynaklarla kurduklarฤฑ somut diyaloglarฤฑ deลŸifre eder.

Tevfik Fikretโ€™in ลžiirsel Sentezi: Fikret, farklฤฑ Fransฤฑz ลŸairlerinin estetik ve tematik unsurlarฤฑnฤฑ kendi ลŸiirinde birleลŸtiren bir sentez ustasฤฑ olarak sunulur. Mussetโ€™den romantik bireyin acฤฑlarฤฑnฤฑ ve “lisan-ฤฑ rรปh” olarak ลŸiir anlayฤฑลŸฤฑnฤฑ alฤฑr. Hugoโ€™dan toplumsal duyarlฤฑlฤฑฤŸฤฑ, ilerlemeye olan inancฤฑ ve “Han-ฤฑ YaฤŸma” gibi ลŸiirlerinde gรถrรผlen isyan tonunu devralฤฑr (s. 215-218). Coppรฉe, ona gรผndelik hayatฤฑ, sฤฑradan insanฤฑ ve sefaleti ลŸiirin konusu yapma cesaretini verir. Ancak Yuvaโ€™nฤฑn en dikkat รงekici tespiti, Fikretโ€™in Baudelaire ile kurduฤŸu, genellikle gรถzden kaรงฤฑrฤฑlan derin baฤŸdฤฑr. Fikretโ€™in “Sis” ลŸiirindeki ahlaki รงรถkรผลŸ iรงindeki modern ลŸehir tasviri, Baudelaireโ€™in kasvetli Parisโ€™iyle; “Gayya-yฤฑ Vรผcud”daki tiksinti ve iฤŸrenme, “Bir LeลŸ” ลŸiirindeki estetikle; “ร‡irkin” ลŸiirindeki gรผzellik normlarฤฑna baลŸkaldฤฑrฤฑ ise yine Baudelaireci bir duyuลŸla rezonansa girer (s. 234-258). Fikret, bu kaynaklarฤฑ pasifรงe taklit etmez; onlarฤฑ kendi sanatsal projesi iรงinde yeniden yoฤŸurarak Tรผrk ลŸiirine yeni bir form ve iรงerik kazandฤฑrฤฑr.

Halit Ziyaโ€™nฤฑn Romancฤฑ Mimarisi: Halit Ziya, modern Tรผrk romanฤฑnฤฑ kurarken Fransฤฑz realist ve natรผralist romanฤฑnฤฑn mimarisini kendine model alฤฑr. Yuva, Mai ve Siyahโ€™ฤฑn bir “eฤŸitim romanฤฑ” olarak Flaubertโ€™in Duygusal EฤŸitimโ€™i ve Balzacโ€™ฤฑn Kayฤฑp Hayallerโ€™i ile aynฤฑ soyaฤŸacฤฑna ait olduฤŸunu gรถsterir. Ahmet Cemilโ€™in sanatรงฤฑ olma hฤฑrsฤฑ ve trajik sonu, bu romanlarฤฑn kahramanlarฤฑnฤฑn yazgฤฑsฤฑnฤฑ paylaลŸฤฑr (s. 282-285). AลŸk-ฤฑ Memnu ise daha karmaลŸฤฑk ve katmanlฤฑ bir metinlerarasฤฑ iliลŸki sunar. Bihter karakteri, Flaubertโ€™in Emma Bovaryโ€™si ile derin psikolojik ve tematik paralellikler taลŸฤฑr. Evlilikteki tatminsizliฤŸi, yasak aลŸka sรผrรผkleniลŸi ve trajik sonu, Madame Bovaryโ€™nin temel izleฤŸini takip eder. Yuva, Bihterโ€™in Behlรผlโ€™e teslim olduฤŸu sahne ile Emmaโ€™nฤฑn Rodolpheโ€™a teslim olduฤŸu sahneyi karลŸฤฑlaลŸtฤฑrarak, Halit Ziyaโ€™nฤฑn Flaubertโ€™in anlatฤฑ tekniฤŸini nasฤฑl bir ustalฤฑkla kendi metnine taลŸฤฑdฤฑฤŸฤฑnฤฑ ortaya koyar (s. 358-362). Aynฤฑ ลŸekilde, Nihal karakterinin babasฤฑna olan tutkulu baฤŸlฤฑlฤฑฤŸฤฑ ve “modern” genรง kฤฑz kimliฤŸi, Goncourt KardeลŸlerโ€™in Renรฉe Mauperinโ€™indeki baba-kฤฑz iliลŸkisiyle รงarpฤฑcฤฑ benzerlikler gรถsterir (s. 347-352). Halit Ziya, bu modelleri kullanarak yalnฤฑzca karakterler yaratmakla kalmayฤฑp roman sanatฤฑnฤฑn kendisini yani karakter derinliฤŸi, psikolojik gerรงekรงilik, olay รถrgรผsรผ ve sembolik yapฤฑ gibi unsurlarฤฑ Tรผrk edebiyatฤฑna taลŸฤฑr.

Sonuรง itibarฤฑyla Gรผl Mete Yuvaโ€™nฤฑn รงalฤฑลŸmasฤฑ, modern Tรผrk edebiyatฤฑnฤฑn doฤŸuลŸunu, Fransฤฑz edebiyatฤฑyla kurulan tek yรถnlรผ bir “etkilenme” iliลŸkisi olmaktan รงฤฑkararak karmaลŸฤฑk, yaratฤฑcฤฑ ve dรถnรผลŸtรผrรผcรผ bir diyalog olarak yeniden okumamฤฑzฤฑ saฤŸlar. Bu sรผreรง, bir eksiklik veya gecikmiลŸlikten ziyade yeni bir edebรฎ kimliฤŸin inลŸasฤฑndaki kurucu ve dinamik bir unsur olarak belirir. Tรผrk yazarlarฤฑ, Fransฤฑz kaynaklarฤฑ bir ayna gibi kullanarak hem kendilerini hem de edebiyatlarฤฑnฤฑ yeniden tanฤฑmlamฤฑลŸlardฤฑr.

Samet Polat

Kaynakรงa

Yuva, G. M. (2017). Modern Tรผrk edebiyatฤฑnฤฑn Fransฤฑz kaynaklarฤฑ. ฤฐletiลŸim.

Bu sitede sunulan metin, fotoฤŸraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลŸmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลŸka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤŸildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤŸฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤŸlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลŸuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.

Edebiyatฤฑn Katmanlarฤฑnda: ลžiir, Kurmaca ve DรผลŸรผnsel ฤฐzler

Satฤฑn Almak ฤฐรงin:


Edebiyatฤฑn Katmanlarฤฑnda: ลžiir, Kurmaca ve DรผลŸรผnsel ฤฐzler

Academia: https://www.academia.edu/resource/work/129986800

Anlam-Denge EtkileลŸim Modeli (ADEM)

Samet Polatโ€™ฤฑn Anlam-Denge EtkileลŸim Modeli (ADEM) – Sรผreรง Tablosu

Edebiyat TarihรงiliฤŸinde Usรปlรผn Gรถrevleri ve Zorluklarฤฑ


ย ย ย ย ย ย  Gustave Lanson gibi Faruk Kadri TimurtaลŸ ve Mehmet Kaplan da edebiyat tarihรงisinin sadece bรผyรผk ve tanฤฑnmฤฑลŸ isimleri deฤŸil, tรผm yazarlarฤฑ ve yazarlarฤฑn eserlerini tespit ederek inceleme yapmasฤฑ gerektiฤŸini sรถyler. Mehmet Kaplan ayrฤฑca Tanzimatโ€™tan sonra dergi ve gazete รงevresinde geliลŸim gรถsteren Tรผrk edebiyatฤฑnda kitap hรขline gelmemiลŸ metinlerin รถzellikle incelenmeden edebiyat tarihi yazฤฑlmasฤฑnฤฑn eksiklik ve yรผzeysel olduฤŸunu vurgular. Lanson gibi Fuat Kรถprรผlรผ de edebiyat tarihi araลŸtฤฑrmalarฤฑnฤฑn birincil odak noktasฤฑnฤฑn ลŸรขheserler olduฤŸunu dรผลŸรผnerek herhangi bir tarihte ลŸรขheser olarak adlandฤฑrฤฑlmฤฑลŸ tรผm eserlerin gรผnรผmรผzde bu รถzelliฤŸini kaybetse dahi merkez olarak kabul edilmesi gerektiฤŸini savunur. Ali Nihat Tarlan, dikkate alฤฑnmasฤฑ gereken ilk hususun eser olduฤŸunu ve eserlerin ait olduฤŸu dรถnemin hareketleri baฤŸlamฤฑnda deฤŸerlendirilmesini sรถylerken Fuat Kรถprรผlรผ, bunun yanฤฑ sฤฑra metinlerin รถzรผmsenip dรถneminden ayrฤฑlan รถzgรผn taraflarฤฑnฤฑn ortaya รงฤฑkarฤฑlmasฤฑnฤฑ da รถnemser. Metinlerin รถzel ve orijinal รถzelliklerini belirlemek konusunda Lanson gibi dรผลŸรผnen Kรถprรผlรผ, edebiyat tarihinin tรผrler ve cemiyetler aรงฤฑsฤฑndan kฤฑyaslamalar yapฤฑlarak tasnif edilmesini savunur. Vasfi Mahir Kocatรผrk ise tasnif etme konusunu kronolojik ลŸekilde ele alarak Tรผrk Edebiyatฤฑ tarihinin sadece Osmanlฤฑ edebiyatฤฑndan meydana geldiฤŸi yanฤฑlgฤฑsฤฑnฤฑ belirtir ve Tรผrk tarihinin baลŸlangฤฑcฤฑndan MรผslรผmanlaลŸmaya kadarki dรถnemin de sฤฑnฤฑflandฤฑrma yaparken gรถz รถnรผne alฤฑnmasฤฑnฤฑ ifade eder. Vasfi Mahir Kocatรผrk gibi ร–mer Faruk Akรผn de Tรผrk edebiyatฤฑ tarihini sฤฑnฤฑflandฤฑrma konusunda โ€œTanzimat edebiyatฤฑโ€ adlandฤฑrmasฤฑnฤฑ yanlฤฑลŸ ve isabetsiz bularak bu yanlฤฑลŸ tanฤฑmlamanฤฑn aslฤฑnda edebiyatta yenileลŸme ve batฤฑlฤฑlaลŸma anlamฤฑnda asฤฑlsฤฑz bir biรงimde kullanฤฑldฤฑฤŸฤฑnฤฑ dรผลŸรผnรผr.


       Hippolyte Taine gibi ลžerif AktaลŸ da edebiyat tarihini medeniyet tarihinin bir parรงasฤฑ olarak gรถrรผr ve ลžerif AktaลŸ, coฤŸrafyadan baฤŸฤฑmsฤฑz bahsedilemeyen edebiyat tarihinin daฤŸฤฑnฤฑk bir gรถrรผntรผye sebep olduฤŸunu ve dilin ilerleyiลŸi รถzelinde bรผtรผncรผl bir bakฤฑลŸ aรงฤฑsฤฑyla inceleme yapmaktan mahrum olunduฤŸunu ifade ederken Faruk Kadri TimurtaลŸ da edebiyat tarihinin bir milletin baลŸlangฤฑรงtan gรผnรผmรผze kadar oluลŸumunu siyasรฎ, toplumsal ลŸartlarla bรผtรผnlรผklรผ olarak ve estetik deฤŸerini belirleyerek yazฤฑlabileceฤŸini sรถyler. Bununla birlikte Mehmet Kaplan, edebiyat tarihini sosyal, politik, ekonomik ve kรผltรผrel bir dรผzleme oturtmanฤฑn bugรผn daha da zorlaลŸtฤฑฤŸฤฑnฤฑ dรผลŸรผnerek bu alandaki gerรงeklerin araลŸtฤฑrma yapanlarฤฑn bakฤฑลŸ aรงฤฑlarฤฑna gรถre ลŸekillendiฤŸini sรถyler ve bu gerรงeklerin baลŸka yรถnlere kayarak deฤŸiลŸebildiฤŸini ifade eder.ย  Faruk K. TimurtaลŸ ve Muhsin Ziya, bir edebiyat tarihรงisinin yazarlarฤฑn, eserlerin ve dรถnemlerin tahlilini yapฤฑp biyografik malzemeleri elde ettikten sonra edebiyat tarihini oluลŸturabileceฤŸini belirtir ve Muhsin Ziya, รผstelik yazarlarฤฑn psikolojisinin de bilinmesinin gerekliliฤŸini ileri sรผrer. Taine gibi TimurtaลŸ da edebiyat tarihini genetik ve sosyolojik iliลŸki รผzerine kurarken bunlara ilave olarak estetik ve psikolojik metot olduฤŸunu da belirten TimurtaลŸ, รผstelik gereksinim duyulduฤŸunda tรผm bunlarฤฑn lazฤฑm olan รถzellikleri alฤฑnฤฑp birleลŸtirilerek de bir metot oluลŸturulabileceฤŸini ifade eder. TimurtaลŸ, yazฤฑlฤฑ eserlerin ne kadarฤฑnฤฑn gรผnรผmรผze ulaลŸtฤฑฤŸฤฑnฤฑn tespitinin yapฤฑlmasฤฑnฤฑ รถnemli bulurken Mehmet Kaplan, edebiyatฤฑn sadece yazฤฑlฤฑ edebiyattan meydana gelmediฤŸini ve halk edebiyatฤฑnฤฑn da unutulmamasฤฑ gerektiฤŸini savunarak bu malzemelerin toplanฤฑp incelenmesini รถnerir. Mehmet Kaplanโ€™da olduฤŸu gibi Muhsin Ziya da bu malzemeleri toplayฤฑp inceleyecek edebiyat tarihรงisinin ne kadar รงalฤฑลŸkan olursa olsun bu iลŸi tek baลŸฤฑna yapmasฤฑnฤฑn imkรขnsฤฑz olduฤŸunu belirtir.


ย ย ย ย ย ย  Fuat Kรถprรผlรผ ve Gustave Lanson, yazarlarฤฑn ve eserlerin araลŸtฤฑrฤฑlmasฤฑ iรงin yazarฤฑn yaลŸadฤฑฤŸฤฑ dรถnemin mutlaka incelenmesi gerektiฤŸini sรถylerken ลžerif AktaลŸ ve Ali Nihad Tarlan, รงevresel ve dฤฑลŸsal koลŸullara haddinden fazlaca รถnem verilmesinin edebรฎ olanฤฑ ฤฑskaladฤฑฤŸฤฑnฤฑ savunarak edebiyat tarihi iรงinde coฤŸrafya, tarih, biyografi, psikoloji kฤฑrฤฑntฤฑlarฤฑ gibi edebiyat tarihi dฤฑลŸฤฑnda ne varsa bulunduฤŸunu ve bunlarฤฑn esas konuya baฤŸlanamadฤฑฤŸฤฑnฤฑ dรผลŸรผnรผr.ย  Lanson gibi Kรถprรผlรผ de objektiflik ve sรผbjektiflik รผzerinde durarak edebiyat tarihรงisinin objektif kalmasฤฑnฤฑn zor olduฤŸunu dรผลŸรผnรผr ve Kรถprรผlรผ sรผbjektifliฤŸi reddetmek yerine onu edebรฎ eserlerin anlaลŸฤฑlmasฤฑna yardฤฑmcฤฑ olmasฤฑ bakฤฑmฤฑndan kullanmasฤฑnฤฑ ama bununla birlikte bireysel etkilenmenin tehdidine kapฤฑlmamak iรงin โ€œbilmekโ€ ve โ€œhissetmekโ€ kavramlarฤฑnฤฑ ayrฤฑ tutmasฤฑnฤฑ savunur. Lansonโ€™da olduฤŸu gibi Muhsin Ziya da sรผbjektifliฤŸi empresyonist bir ruh hรขli olarak ifade eder ve Lanson, yazarฤฑn kendi gรถrรผลŸlerini objektiflik uฤŸruna gรถzden kaรงฤฑrmasฤฑnฤฑn hatalฤฑ olduฤŸunu belirtirken Muhsin Ziya, edebiyat tarihรงisinin eserler ve รถzellikle ลŸiir hakkฤฑndaki hรผkรผmlerinin az รงok objektiflikten uzak olabileceฤŸi ama bu gรถrรผลŸlerin iรงinden en doฤŸrusunu seรงmesi gerektiฤŸi ve bunun da zor olduฤŸu gรถrรผลŸรผndedir. Tรผrk edebiyatฤฑ tarihinin รงok geniลŸ bir zaman dilimine ayrฤฑlmasฤฑ ve รผรง lehรงede eserler vermesi konusunda Faruk Kadri TimurtaลŸ gibi dรผลŸรผnen Muhsin Ziya, yirmi asฤฑrlฤฑk bir geรงmiลŸe sahip olup aynฤฑ zamanda geniลŸ bir coฤŸrafyaya yayฤฑlmฤฑลŸ olma รถzelliฤŸi taลŸฤฑyan bir millet iรงin edebiyat tarihi derlemesi yapฤฑlmasฤฑnฤฑn olanaksฤฑz bir hรขle geldiฤŸini dรผลŸรผnรผr.

       ลžerif AktaลŸ ise geniลŸ bir coฤŸrafyada Tรผrklรผk ruhunu yansฤฑtarak var olan Tรผrk dilindeki birliฤŸin ve mantฤฑk aฤŸฤฑnฤฑn รงรถzรผme ulaลŸtฤฑrฤฑlmasฤฑyla doฤŸru metoda yaklaลŸฤฑlabileceฤŸini savunarak bu metodun dฤฑลŸarฤฑdan alฤฑnamayacaฤŸฤฑnฤฑ, Tรผrk tarih ve medeniyetinin bรผtรผnlรผklรผ olarak ele alฤฑnmasฤฑnฤฑ sรถyler. Faruk Kadri TimurtaลŸ gibi Mehmet Kaplan da eski Tรผrk edebiyatฤฑnฤฑn sadece divanlardan ibaret olmadฤฑฤŸฤฑnฤฑ hatta divanlarฤฑn bile tam olarak incelenemediฤŸini vurgulayarak bu kaynaklarฤฑn okunmadan edebiyat tarihi yazฤฑlmasฤฑnฤฑn zorluฤŸuna dikkat รงeker. Edebiyat tarihรงisinin eser meydana getiren yazarฤฑn bireysel รถzgรผnlรผฤŸรผnรผ ortaya koyarken onu iรงinde bulunduฤŸu devrin temsilcisi saymasฤฑnฤฑn bir usรปl gรผรงlรผฤŸรผnรผ meydana getirdiฤŸi konusunda Lanson gibi dรผลŸรผnen Kรถprรผlรผ, orijinal yazarฤฑ โ€œmรผmtaz bir ลŸahsiyetโ€ olarak adlandฤฑrarak onun, sadece dahil olduฤŸu toplumun dinamiklerini ortaya koymakla beraber anlaลŸฤฑlmasฤฑnฤฑ yรถntem olarak benimsemenin zฤฑt ve gรผรง bir durum doฤŸurduฤŸunu savunur. Mehmet Kaplan; halk, divan ve yeni Tรผrk edebiyatฤฑ alanlarฤฑndaki metinlerin ilmรฎ bir ลŸekilde yayฤฑmlanmadan ve titizlikle incelenmeden Tรผrk edebiyatฤฑ tarihinin yazฤฑlmasฤฑnฤฑ mรผmkรผn gรถrmezken ร–mer Faruk Akรผn, edebiyat tarihi yazarฤฑnฤฑn tรผm bu malzemelerin รถnรผne hazฤฑr olarak gelmesini beklememesi ve kolaya kaรงmadan รถzveriyle araลŸtฤฑrmasฤฑnฤฑ parรงa hรขlinde bฤฑrakmadan bรผtรผne ulaลŸtฤฑrmasฤฑ gerektiฤŸini savunur. Parรงadan bรผtรผne gitme konusunda Lanson ile aynฤฑ dรผลŸรผncelere sahip olan Kรถprรผlรผ ise bir edebiyat eserinin edebiyat tarihรงisi รผzerinde bฤฑraktฤฑฤŸฤฑ etkinin, eserin yayฤฑmlandฤฑฤŸฤฑ ilk gรผnden bu yana sayฤฑsฤฑz kabullere ve duygulara eklenip โ€œahenkli bir kรผlโ€ meydana getirdiฤŸini sรถyleyerek edebiyat tarihi yazฤฑmฤฑnฤฑn felsefesini ortaya koyar.