ZAMANI PARSELLEYENLERฤฐN ASLA ANLAYAMAYACAฤI PERลEMBESฤฐZ YAPRAKLARIN, KAPILARDA BEKLETฤฐLENLERฤฐN VE SONUNDA KENDฤฐ KUYTUSUNA KIVRILAN GรNEล RENKLฤฐ KEDฤฐLERฤฐN SONSUZ VE BรLรNMEMฤฐล ลฤฐMDฤฐSฤฐ 209
Bu sitede sunulan metin, fotoฤraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.
“Tamu” Zihinsel Harita ve Planlama“Tamu” Fikir Geliลtirme ve Taslak | Grafit | Form Arayฤฑลฤฑ ve Temel AnatomiAnalog Konsept Eskizi | Grafit ve Tรผkenmez Kalem | Anatomik Kurgu ve KompozisyonDijital Geliลtirme (WIP I) | Adobe Photoshop | Karakter Anatomi ve รizgi ฤฐลรงiliฤiฤฐล Akฤฑลฤฑ Sentezi (WIP II) | Adobe Photoshop | Nesne Formu ve Teknik Detay AnaliziDetay รalฤฑลmasฤฑ (Sol Alt Kadraj) | Adobe Photoshop | Karakter Anatomi ve รizgi ฤฐลรงiliฤiKromatik Atmosfer Etรผdรผ | Geleneksel Pastel | Renk Paleti ve Iลฤฑk DengesiNihai Hibrit Sentez | รzgรผn รizim Altyapฤฑsฤฑ + Nรถral Doku Render (Google AI Entegrasyonu)
Arka Kapak: Dirim
Arka Kapak Gรถrsel Kurgusu: Orijinal Karakalem EskizArka Kapak Dijitalizasyon Sรผreci: Taranmฤฑล Eskiz รzerinde Manuel Renk Bloklama Aลamasฤฑ
Bu sitede sunulan metin, fotoฤraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.
Bu sitede sunulan metin, fotoฤraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.
โKonu: “ลiirinizin bugรผnkรผ durumu, sizi รถnceki anlayฤฑลฤฑnฤฑzdan ayฤฑrฤฑyor mu?”
โKatฤฑlฤฑmcฤฑlar: Behรงet Necatigil, Edip Cansever, Ahmet Oktay.
โรdรผl Alan Kitaplar (Gรถrรผลler) โ (Sayfa 7)
โKatฤฑlฤฑmcฤฑlar: M. Ali Cimcoz, Adli Moran, Tarฤฑk Dursun, Yรผksel Aslan, ร. F. Toprak, Arif Damar, Sezer Tansuฤ, S. Gรผnay Akarsu, Selahattin Hilav.
โAydฤฑn Kime Derler? โ Konuลan: Yavuz รrten (Sayfa 10)
โKatฤฑlฤฑmcฤฑlar: Falih Rฤฑfkฤฑ Atay, Ord. Prof. Dr. Kรขzฤฑm ฤฐsmail Gรผrkan.
โDemir รzlรผ Diyor ki โ Demir รzlรผ (Sayfa 14)
โTรผr: Rรถportaj Yanฤฑtฤฑ / Deneme
โHaberler ve Diฤer ฤฐรงerikler
โHaberler โ (Sayfa 2)
โฤฐรงerik: Tiyatro ve yayฤฑn dรผnyasฤฑndan haberler (ฤฐst. ลehir Tiyatrosu, Karaca Tiyatro, Ataรง Kitabevi vb.)
Bu sitede sunulan metin, fotoฤraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.
Bu sitede sunulan metin, fotoฤraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.
Bu sitede sunulan metin, fotoฤraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.
Rรผzgรขrlฤฑ imgelere kurdum รงadฤฑrฤฑ, Gรถklerimi yaลฤฑyorum delibozuk. Daฤ yollarฤฑndan iniyorum denize. Taลฤฑn yalnฤฑzlฤฑฤฤฑ iรงindeyim, diri. Sรผtรผn beyazlฤฑฤฤฑ iรงindeyim, duru. Bir yฤฑldฤฑz doฤar รงitin ardฤฑndan, bรผyรผr. Koyunlarฤฑm gider gibi olur, gelir. Ve mavi damarlฤฑ aydฤฑnlฤฑฤa karลฤฑ Durur sivri kayada put gibi keรงi. รฤฑngฤฑrak sesleri toplanฤฑn torbama. รakarฤฑm kibriti, sararmฤฑล otlarฤฑn Kฤฑrmฤฑzฤฑ yalazฤฑ ฤฑsฤฑtฤฑr iรงimi. Ne bir tas รงorba getirenim, ne kฤฑzฤฑm Kฤฑsraฤฤฑm! ลu dรผdรผkten baลka dostum yok. รalarฤฑm dรผdรผฤรผmรผ bulutlar iรงin. Yaklaลฤฑr daฤlarla ovalar. Hey daฤlar, Bu sizler iรงin, bu da ovalar iรงin.
Rifat, Oktay. Bรผtรผn ลiirleri I. ฤฐstanbul: Yapฤฑ Kredi Yayฤฑnlarฤฑ, 2014, s. 501.
Zeminimi yeryรผzรผnden รงektim ben. Onu devinimin kendisine raptettim; bu yรผzden kรถklerim topraฤa tutunmaz. Havanฤฑn akฤฑลkan belleฤinde titreลir varlฤฑฤฤฑm. Diฤerlerinin mรผlk edindiฤi, tapuladฤฑฤฤฑ, sฤฑnฤฑr รงizdiฤi yerde benim yalnฤฑzca bir geรงiลim olur. ฤฐkametim sabite tutunmaz; bir esintide soluklanฤฑrฤฑm. Bir mekรขna yerleลmem, bir anโa teneffรผs ederim. Bu nedenle varlฤฑฤฤฑm parรงalฤฑ bir gรถk gibidir: bir ucu daฤlarฤฑn taล kesmiล kofluฤuna, รถteki ucu denizin sฤฑvฤฑ aฤฤฑrlฤฑฤฤฑna aynฤฑ anda deฤer. Bu bir yurtsuzluk sanฤฑlacak denli serbest bir mekรขnda var olmak hรขlidir; tรผm coฤrafyayฤฑ tek bir bedende duyumsamaktฤฑr.
Ben, bir baลkasฤฑnฤฑn tanฤฑklฤฑฤฤฑyla doฤrulanmam. Kendiย iรงre duruลum, bir taลฤฑn iรงsel direnimi gibidir; dฤฑลarฤฑdan bir sesin, bir bakฤฑลฤฑn sฤฑzamayacaฤฤฑ kadar kendine kapanmฤฑล, kendiyle mรผhรผrlenmiล bir varlฤฑk. Baลkalarฤฑnฤฑn gรผrรผltรผsรผnden arฤฑnmฤฑล; sรผtรผn ilk anฤฑndaki o kรถr beyazlฤฑk gibi, kendiyle dolu. Bu yรผzden alfabem farklฤฑdฤฑr. Bรผyรผyen bir yฤฑldฤฑzฤฑn sessiz genleลmesi, bir hayvanฤฑn iรงgรผdรผsel gidip geliลlerindeki tereddรผtsรผz mantฤฑk… Bunlar benim iรงin insan sรถzรผnden daha geรงerli, daha az yanฤฑlgฤฑ taลฤฑyan birer sรถylemdir. Onlar varoluลu anlatmaz, doฤrudan var olurlar. Ben de รถyle.
Isฤฑnmak iรงin bir baลkasฤฑnฤฑn ateลine, bir baลkasฤฑnฤฑn merhametine yรถnelmem. Benim ฤฑsฤฑm peลin bir takas, bir minnet borcu biรงiminde doฤmaz. O, yeryรผzรผnรผn kuru teninden, ayaฤฤฑmฤฑn altฤฑndaki sararmฤฑล otlarฤฑn รงฤฑtฤฑrtฤฑsฤฑndan kopardฤฑฤฤฑm bir yalazdฤฑr; anlฤฑk, saf ve yalnฤฑzca bana ait. Rahmeti, bir รงorba tasฤฑna sฤฑฤmayacak kadar iรงsel bir tutuลmada, bu รถzhar ateลinde bulurum. Diyaloฤum, canlฤฑlara dair o alฤฑลฤฑlagelmiล ritmin รถtesindedir. En yakฤฑnฤฑm, nefesimi sese yontan ลu odundur; o, benim sessizliฤimin tercรผmanฤฑdฤฑr.
Ve o odunu dudaklarฤฑma gรถtรผrdรผฤรผmde bir melodi รผflemem. Coฤrafyayฤฑ yeniden akort ederim. Sesim, boลluฤu aramaz da sonucu doฤuran titreลim olur. Nefesimle, daฤ ile ova arasฤฑndaki o mutlak mesafeyi, o fiziksel gerรงeฤi bรผzรผลtรผrรผrรผm. Bir nefes daฤlar iรงindir, onlarฤฑn deฤiลmezliฤini selamlar. Bir nefes ovalar iรงindir, onlarฤฑn sonsuz yayฤฑlฤฑลฤฑna katฤฑlฤฑr. O anda anlarsฤฑnฤฑz ki ben, bu manzaraya uzaktan bakan deฤilim. Ben, o manzaranฤฑn iki zฤฑt yakasฤฑnฤฑ bir araya getiren ve o birleลme anฤฑnda var olan yankฤฑnฤฑnฤฑn baลlamadan รถnceki hรขliyim. Bu gerilim; hakikatin, gรถrรผnmeyenin, sesini taลฤฑn iรงinde gizleyen zamanฤฑn tensel nabzฤฑdฤฑr. Ben bu nabzฤฑ duyarฤฑm: bir kayanฤฑn unutulmuล รงatlaฤฤฑnda yankฤฑlanan bin yฤฑllฤฑk sessizlikte, ovayฤฑ รถrten ilk รงiy damlasฤฑnฤฑn dรผลerken kurduฤu ลiirde, gรถฤe gรถzรผnรผ dikip kendi kรถksรผzlรผฤรผnden yeryรผzรผ yaratma kudreti arayan o devinimde. Ben, yerin nabzฤฑnฤฑ ritme dรถnรผลtรผren bir รถzne deฤilim tekรถz, eลanlฤฑkla coฤrafyayฤฑ hatฤฑrlatan bir iรง sese dรถnรผลรผrรผm. Bu ses, ne yankฤฑ ne nida: o, sadece bir varoluลun kendiyle รงarpฤฑลฤฑrken รงฤฑkardฤฑฤฤฑ us teli salฤฑnฤฑmฤฑdฤฑr.
Sarsฤฑlmaz yalvartฤฑcฤฑ bir ahenk peลindeyim Kenarฤฑndan kรถลesinden paslar fฤฑลkฤฑran bir dรผลรผncenin Hesaba katฤฑlmaksฤฑzฤฑn sฤฑzlatฤฑlan kรผlfetin Kusurlarฤฑma fรผsunlar kondurmasฤฑna izin vermeyeceฤim*
Samet Polat
*Bu dizeler, Samet Polatโฤฑn bir dergide yayฤฑmlanmฤฑล fakat kitabฤฑna alฤฑnmamฤฑล olan “Kiralฤฑk Karalamalar” adlฤฑ ลiirinden alฤฑntฤฑdฤฑr.
Bu sitede sunulan metin, fotoฤraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.
Modern Avrupa dรผลรผncesinin iki zฤฑt kutbunu temsil eden Hegel ve Dostoyevski arasฤฑndaki iliลki dolaylฤฑ ancak bir o kadar da derin bir gerilime dayanฤฑr. Lรกszlรณ Fรถldรฉnyiโnin Dostoyevski Sibiryaโda Hegel Okuyup Gรถzyaลlarฤฑna Boฤuldu baลlฤฑklฤฑ denemesi, bu gerilimin en keskin anฤฑnฤฑ yani Dostoyevskiโnin sรผrgรผn yฤฑllarฤฑnda Hegel felsefesiyle yรผzleลmesini, yazarฤฑn dรผลรผnsel evrenini ลekillendiren metaforik bir zirve olarak kurgular. Fรถldรฉnyiโye gรถre bu karลฤฑlaลma coฤrafi bir sรผrgรผnรผn yanฤฑ sฤฑra Hegelโin rasyonel tarih anlayฤฑลฤฑnฤฑn dฤฑลฤฑnda bฤฑrakฤฑlan bireyin trajedisinin de bir baลlangฤฑcฤฑdฤฑr. Fรถldรฉnyiโnin bu yorumlayฤฑcฤฑ รงerรงevesini, Dostoyevski ve Hegelโin birincil metinleri ile Mihail Bahtinโin poetika รผzerine gรถrรผลleri ฤฑลฤฑฤฤฑnda yeniden deฤerlendirmek, sรถz konusu felsefi ve edebรฎ รงatฤฑลmanฤฑn kรถklerini ve sonuรงlarฤฑnฤฑ nesnel bir zeminde ortaya koymayฤฑ gerektirir.
Tarihin Dฤฑลฤฑndaki Sรผrgรผn: Hegelโin Aklฤฑ ve โรlรผler Eviโnin Gerรงekliฤi
Fรถldรฉnyiโnin รงalฤฑลmasฤฑnฤฑn odaฤฤฑnda, Dostoyevskiโnin Sibiryaโdayken Hegelโin Tarih Felsefesiโni okuduฤu ve bu okumanฤฑn yarattฤฑฤฤฑ derin sarsฤฑntฤฑ yer alฤฑr. Hegel iรงin tarih, aklฤฑn (Usโun) kendini gerรงekleลtirdiฤi bir sรผreรงtir ve bu sรผreรงte her halkฤฑn bir rolรผ vardฤฑr. Ancak bazฤฑ coฤrafyalar bu evrensel tarihin dฤฑลฤฑnda kalฤฑr. Hegelโe gรถre Sibirya, bu โtarih-dฤฑลฤฑโ mekรขnlardan biridir; soฤuk ve verimsiz bir โyรผksek bรถlgeโ olarak โDรผnya Tarihinin deviminden kesin olarak dฤฑลlanacak olanโ bir coฤrafyadฤฑr (Hegel, 2006, s. 66). Bu dฤฑลlanma, salt coฤrafi bir tespitin รถtesine geรงerek metafizik bir hรผkรผm sunar: Sibirya, Tinin kendini gerรงekleลtirdiฤi sahnenin bir parรงasฤฑ deฤildir.
Hegel iรงin bireysel acฤฑ ve tarihdฤฑลฤฑ gรถrรผnen coฤrafyalar, Tinin evrensel yรผrรผyรผลรผnde nihayetinde aลฤฑlacak ve anlam kazanacak geรงici negatif anlar (Aufhebung) olsa da Dostoyevski iรงin bu somut ve aลฤฑlamaz acฤฑnฤฑn kendisi, aklฤฑn kapsayamayacaฤฤฑ nihai gerรงekliktir. รlรผler Evinden Notlarโda รงizdiฤi Sibirya portresi, Hegelโin soyutlamasฤฑnฤฑn tam karลฤฑtฤฑdฤฑr. Burasฤฑ tarihsel bir boลluk deฤildir. Tersi baฤlamda kendine รถzgรผ yasalarฤฑ, ahlakฤฑ ve trajedileriyle yaลayan yoฤun bir mikro-kozmostur. Dostoyevski, bu kapalฤฑ dรผnyayฤฑ โhiรงbir ลeye benzemeyen kendine รถzgรผ bir dรผnyaโ olarak tanฤฑmlar ve buradaki yaลamฤฑ โdipdiri bir โรlรผler Eviโโ olarak niteler (Dostoyevski, 2012, s. 30). Bu evde mahkรปmlar, Hegelci anlamda bir tarihsel รถznellikten yoksun olsalar da kendi bireyselliklerini en uรง sฤฑnฤฑrlarda deneyimlerler. Bu deneyim Dostoyevskiโye aklฤฑn aรงฤฑklayamadฤฑฤฤฑ bir gerรงeklik alanฤฑ olduฤunu ve bu alanฤฑn ancak yaลanarak anlaลฤฑlabileceฤini รถฤretmiลtir. รatฤฑลma yalnฤฑzca felsefi dรผzlemde kalmaz, bir anlamda da teolojiktir. Hegelโin Tanrฤฑโsฤฑ tarihin iรงinde, devletin ve kurumlarฤฑn rasyonel geliลiminde kendini aรงฤฑฤa vuran Mutlak Tinโdir. Dostoyevski iรงin ise Tanrฤฑ, tarihin ve mantฤฑฤฤฑn dฤฑลฤฑnda, kiลisel acฤฑda, merhamette ve akฤฑldฤฑลฤฑ imanda bulunan, acฤฑ รงeken ฤฐsa figรผrรผdรผr. Fรถldรฉnyi’nin de belirttiฤi gibi Dostoyevski’nin daha sonra “Eฤer biri bana ฤฐsa’nฤฑn gerรงekliฤin dฤฑลฤฑnda olduฤunu kanฤฑtlasaydฤฑ… ben gerรงeklikle deฤil ฤฐsa’yla kalmayฤฑ tercih ederdim” (Fรถldรฉnyi, 2022, s. 61) demesi, Hegelci sistemin tarihiรงkin (immanent) Tanrฤฑ’sฤฑna karลฤฑ tarihaลkฤฑn (transcendent) bir inancฤฑn ilanฤฑdฤฑr.
Yeraltฤฑ Adamฤฑ, Raskolnikov ve Hegelci Aklฤฑn Sapmalarฤฑ
Sibiryaโda yaลanan bu kopuลun felsefi sonucu, Yeraltฤฑndan Notlarโda ete kemiฤe bรผrรผnen โyeraltฤฑ adamฤฑโ karakteridir. Bu karakter, on dokuzuncu yรผzyฤฑlฤฑn rasyonel egoizmine ve Avrupa aydฤฑnlanmasฤฑnฤฑn getirdiฤi โkristal sarayโ รผtopyasฤฑna karลฤฑ doฤrudan bir polemiktir. Yeraltฤฑ adamฤฑ, Hegelci anlamda rasyonel bir dรผzene oturtulmuล, bireysel iradenin evrensel iradeyle uzlaลtฤฑฤฤฑ bir devleti (Hegel, 1991, s. 200-201) temelden reddeder. Onun isyanฤฑ, her ลeyin hesaplanabilir olduฤu, โiki kere ikinin dรถrt ettiฤiโ bir dรผnyaya karลฤฑdฤฑr. O, bu matematiksel kesinliฤin karลฤฑsฤฑna insan iradesinin keyfiliฤini, hatta kendine zarar verme รถzgรผrlรผฤรผnรผ รงฤฑkarฤฑr. Yeraltฤฑ adamฤฑnฤฑn, โkarลฤฑmda gรผcรผmรผn yetmediฤi bir taล duvar var diye bรผsbรผtรผn boyun eฤmeye de razฤฑ olamamโ (Dostoyevski, 2020, s. 14) demesi, Hegelโin โzorunlulukโ ve โyasaโ kavramlarฤฑna doฤrudan bir meydan okumadฤฑr.
Dostoyevski bu felsefi isyanฤฑ Suรง ve Cezaโda daha da ileri bir noktaya taลฤฑr. Raskolnikov karakteri, Hegelโin “Dรผnya-Tarihsel Bireyleri” dรผลรผncesinin tehlikeli bir yorumu olarak okunabilir. Hegel, Napolyon gibi figรผrlerin, Tinin daha yรผksek bir amacฤฑnฤฑ gerรงekleลtirmek iรงin mevcut ahlak yasalarฤฑnฤฑ รงiฤneyebileceฤini ima eder. Raskolnikov, bu fikri kendi zihninde รงarpฤฑtarak insanlarฤฑ “sฤฑradanlar” ve “olaฤanรผstรผler” olarak ikiye ayฤฑrฤฑr. Kendisini ikinci kategoriye yerleลtirerek “yeni bir sรถz sรถylemek” adฤฑna kan dรถkme hakkฤฑna sahip olduฤuna inanฤฑr (Dostoyevski, 2012, s. 319-320). Ancak Raskolnikovโun eylemi Hegelci bir tarihsel zorunluluktan deฤil, soyut bir aklฤฑn kibrinden doฤar ve sonuรงta onu tarihsel bir kahraman yapmayฤฑp vicdan azabฤฑyla parรงalanmฤฑล, yalฤฑtฤฑlmฤฑล bir birey yapar. Onun teorisinin รงรถkรผลรผ ve sonunda Sonyaโnฤฑn temsil ettiฤi akฤฑldฤฑลฤฑ iman ve sevgi yoluyla kurtuluลa yรถnelmesi, Dostoyevskiโnin, soyut bir aklฤฑn bireysel vicdan ve ahlakฤฑn รผzerinde hak iddia edemeyeceฤine dair en gรผรงlรผ edebรฎ kanฤฑtฤฑdฤฑr.
Dostoyevskiโnin Hegelci rasyonalizme karลฤฑ bu tutumu aynฤฑ zamanda 19. yรผzyฤฑl Rusyaโsฤฑnฤฑn entelektรผel ikliminden de baฤฤฑmsฤฑz deฤildir. Onun Batฤฑ Avrupaโnฤฑn soyut ve “ruhsuz” olarak gรถrdรผฤรผ sistemlere yรถnelik eleลtirisi, Slavcฤฑ dรผลรผnรผrlerin Batฤฑcฤฑlarฤฑn evrenselciliฤine karลฤฑ Rus Ortodoks ruhunu, topraฤฤฑ (pochva) ve halkฤฑn kolektif vicdanฤฑnฤฑ (sobornost) savunmasฤฑyla paralellik gรถsterir. Dostoyevski iรงin Hegelโin sistemi Rus ruhuna yabancฤฑ, bireyi evrensel bir mekanizmanฤฑn diลlisi haline getiren Batฤฑlฤฑ bir kibrin รผrรผnรผdรผr. Dolayฤฑsฤฑyla, onun isyanฤฑ hem felsefi hem de kรผltรผrel bir kรถkene sahiptir.
รoksesli Roman: Monolojik Felsefeye Bir Cevap
Dostoyevskiโnin Hegelci monolojik akla itirazฤฑ yalnฤฑzca felsefi bir dรผzlemde kalmaz, sanatsal formun kendisinde de yankฤฑ bulur. Bu noktada Mihail Bahtinโin โรงoksesli romanโ teorisi, bu iki dรผลรผnรผr arasฤฑndaki felsefi gerilimi anlamak iรงin gรผรงlรผ bir araรง sunar. Bahtin, Dostoyevskiโnin โyepyeni bir sanatsal dรผลรผnรผล tipi yarattฤฑฤฤฑnฤฑโ (Bahtin, 2004, s. 45) ve bu dรผลรผnรผล tipinin โbaฤฤฑmsฤฑz ve kaynaลmamฤฑล seslerin ve bilinรงlerin รงokluฤu, tamamen meลru seslerin sahici bir รงoksesliliฤiโ (Bahtin, 2004, s. 48) olduฤunu ortaya koyar. Bahtin’in bu tespiti, Dostoyevski’nin Hegel’e nasฤฑl sadece tematik karลฤฑlฤฑk vermeyip yapฤฑsal olarak da bir cevap verdiฤini gรถsterir.
Bu yapฤฑ Hegelโin felsefi sisteminin tam karลฤฑtฤฑdฤฑr. Hegelโin diyalektiฤi, tez ve antitezin bir sentezde aลฤฑldฤฑฤฤฑ, her ลeyin nihayetinde Mutlak Tinโin monoloฤuna dahil olduฤu bir sรผreรงtir. Oysa Dostoyevskiโnin romanฤฑnda her bir kahraman kendi โfikrininโ ve kendi โdรผnyasฤฑnฤฑnโ taลฤฑyฤฑcฤฑsฤฑdฤฑr. Yazarฤฑn sesi bu seslerden yalnฤฑzca biridir ve nihai bir otorite iddiasฤฑ taลฤฑmaz. Bu รงoksesli yapฤฑnฤฑn en parlak รถrneฤi Karamazov Kardeลlerโdir. Bu roman aynฤฑ zamanda Hegelci aklฤฑn sekรผlerleลtirdiฤi bir dรผnyada ortaya รงฤฑkan ahlaki boลluฤu da en derinden sorgular. ฤฐvan Karamazovโun “Eฤer Tanrฤฑ yoksa, her ลey mubahtฤฑr” (Dostoyevski, 2016, s. 799) hipotezi, aลkฤฑn bir otoritenin yokluฤunda ahlakฤฑn temellerinin ne olacaฤฤฑ sorusunu sorar. Bu, Fรถldรฉnyiโnin de iลaret ettiฤi gibi Hegelโin Tanrฤฑโyฤฑ tarihe iรงkin kฤฑlmasฤฑyla baลlayan sรผrecin mantฤฑksal bir sonucudur. ฤฐvanโฤฑn isyanฤฑ, Zosimaโnฤฑn imanฤฑyla nihai bir senteze ulaลmaz; roman, bu iki kutbu sรผrekli bir gerilim iรงinde bฤฑrakฤฑr. โBรผyรผk Engizisyoncuโ bรถlรผmรผ, bu yapฤฑnฤฑn bir mikrokozmosudur. Burada ฤฐsaโnฤฑn sessizliฤi, Engizisyoncuโnun gรผรงlรผ ve mantฤฑksal argรผmanlarฤฑ karลฤฑsฤฑnda daha az gรผรงlรผ bir ses deฤildir; aksine, bu sessizlik, Engizisyoncuโnun monoloฤunu diyalojik bir gerilime sokar ve onu nihaileลtirilmekten kurtarฤฑr.
Sonuรง olarak Lรกszlรณ Fรถldรฉnyiโnin yorumlayฤฑcฤฑ รงerรงevesi, Dostoyevskiโnin Sibirya deneyiminin, yazarฤฑn felsefi ve sanatsal yรถneliminde radikal bir kฤฑrฤฑlma yarattฤฑฤฤฑnฤฑ gรถstermesi bakฤฑmฤฑndan son derece isabetlidir. Hegelโin rasyonel ve monolojik sisteminin dฤฑลฤฑnda bฤฑrakฤฑlan Dostoyevski, bu dฤฑลlanmaya hem iรงeriฤiyle (yeraltฤฑ adamฤฑ, Raskolnikov) hem de formuyla (รงoksesli roman) cevap vermiลtir. O, aklฤฑn sฤฑnฤฑrlarฤฑnฤฑ ve acฤฑnฤฑn akฤฑldฤฑลฤฑlฤฑฤฤฑnฤฑ bizzat deneyimlemiล biri olarak hakikatin tek bir bilinรงte deฤil ancak birbirini tamamlamayan, birbiriyle bitimsiz bir diyalog iรงinde olan bilinรงlerin รงoฤulluฤunda var olabileceฤini gรถstermiลtir. Hegelci bรผtรผnlรผฤรผn dฤฑลฤฑnda kalan bireyin trajedisi (kฤฑrฤฑlฤฑm), Dostoyevskiโnin kaleminde isyankรขr, patolojik ve hatta “ucube”leลen figรผrlere dรถnรผลerek modern aklฤฑn รผrettiฤi trajedinin en gรผรงlรผ edebรฎ kanฤฑtฤฑ hรขline gelmiลtir. Bu, Dostoyevskiโnin Hegelโin tarihine ve felsefesine verdiฤi en kalฤฑcฤฑ ve en gรผรงlรผ yanฤฑttฤฑr.
Kaynakรงa
Bahtin, M. M. (2004). Dostoyevski poetikasฤฑnฤฑn sorunlarฤฑ (C. Soydemir, รev.). Metis.
Dostoyevski, F. M. (2012). Suรง ve ceza (M. Beyhan, รev.). Tรผrkiye ฤฐล Bankasฤฑ.
Dostoyevski, F. M. (2016). Karamazov kardeลler (N. Y. Taluy, รev.). Tรผrkiye ฤฐล Bankasฤฑ.
Dostoyevski, F. M. (2020). Yeraltฤฑndan notlar (N. Y. Taluy, รev.). Tรผrkiye ฤฐล Bankasฤฑ.
Dostoyevski, F. M. (2012). รlรผler evinden notlar (S. Gรผrses, รev.). Can.
Fรถldรฉnyi, L. F. (2022). Dostoyevski Sibirya’da Hegel okuyup gรถzyaลlarฤฑna boฤuldu (N. S. Soyรถz & E. Gรผler, รev.). Dergah.
Hegel, G. W. F. (1991). Hukuk felsefesinin prensipleri (C. Karakaya, รev.). Sosyal.
Hegel, G. W. F. (2006). Tarih felsefesi (A. Yardฤฑmlฤฑ, รev.). ฤฐdea.
Bu sitede sunulan metin, fotoฤraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.
Iลฤฑk ve bulutโฆ ikisi de bir ลey anlatmaz ama ikisinin arasฤฑnda sฤฑkฤฑลan ben anlatฤฑrฤฑm. Anlatฤฑrken eksilirim. Zamanฤฑn kฤฑyฤฑsฤฑnda bekleyen bir cรผmleyim, sรถylenmemiล. Henรผz olmamฤฑล yaฤmur gibi, รงoktan geรงmiล ฤฑลฤฑk gibi.
Bir ลey bitiyor. Ama bitenin ardฤฑndan gelen sessizlik, boลluk deฤil. Belirsizlik. รรผnkรผ hiรงbir ลey sona ermez, her ลey baลka bir hรขl alฤฑr (Inception‘a atฤฑfla belki ลรถyle diyebilirim: hรขl.geรงiลi โ biรงim.yenidenkur()). Gรถzรผm gรถrdรผฤรผnรผ isimlendirmek ister ama iรงim gรถrdรผฤรผyle yetinmez. Araf, gรถzรผmle iรงim arasฤฑndaki รงatlakta bรผyรผyor.
Bir kategori arฤฑyorum.. bir tanฤฑm, bir yer.. Ama yer yok. Sadece geรงiล. Geรงiลin kendisi bir yer mi olur? Olursa adฤฑ ne olur? Sanฤฑrฤฑm burada ad vermeyi bฤฑrakmak gerek. Varlฤฑk, adฤฑ reddettiฤinde en รงฤฑplak hรขliyle karลฤฑma รงฤฑkฤฑyor ve ben onu anlamaya deฤil, sadece ona tanฤฑklฤฑk etmeye cesaret ediyorum. Gรถrdรผฤรผm ลey bir anฤฑ durdurmak deฤil. Akanฤฑn iรงinden bir รงatlak รงekip รงฤฑkarmak. Bilincim bu kaosta yer arฤฑyor ama yer bulamฤฑyor ve belki yer bulamamak, en sahici varoluล biรงimi.
Geรงicilikle kurulan iliลki, barฤฑลa deฤil tanฤฑma yรถnelir mi? Geรงmekte olan, durulmayan bir yรผzey sunar; รผzerine dรผลรผnmek, sabitlenmeye direnmek demektir. Her ลey akarken kavramlar da รงรถzรผlรผr; dil bile bu รงรถzรผlmeye eลlik etmek zorunda kalฤฑr. Eksilmek bir sonuรง deฤil, bir yรถntemdir. Boลluk yaratฤฑr ama bu boลluk edilgin deฤil: anlamฤฑ yeniden konumlandฤฑrmak iรงin bir alan.
Soru kendinden รถnceki dรผลรผnceyi kesintiye uฤratmaz; onun iรงinden aรงฤฑlฤฑr. Bu yรผzleลme bir รงรถzรผm aramaz รงรผnkรผ รงรถzรผm nihai bir duruล gerektirir, oysa burada her ลey geรงici. Tanฤฑm yitiminde bir duruล mรผmkรผnse o duruล ancak kendi adฤฑnฤฑ reddedebilir. O zaman dรผลรผnce, sadece iรงe yรถnelmiล bir izleme deฤil, biรงimsizliฤin iรงinde biรงim arama eylemine dรถnรผลรผr. Bu eylem, kendini bilmenin deฤil, kendine boลluk tanฤฑmanฤฑn pratiฤidir.
Yaฤmur henรผz baลlamadฤฑฤฤฑ iรงin, ฤฑลฤฑk henรผz sรถnmediฤi iรงin, ben de tam buradayฤฑm. Eลik. ฤฐsimsiz. Ama tanฤฑklฤฑฤฤฑmda yalnฤฑz deฤilim.
Samet Polat
Bu sitede sunulan metin, fotoฤraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.
hiรง deฤiลmedi san sen รถyle dฤฑลtan gir iรงeri -gรถz gรถz olmuล-
ama yerinmez -รงรผnkรผ kendi yerinde- ayrฤฑca neden deฤiลsin konum sรถyle yaลanฤฑrken hep ortak duyum
eฤri bir รงizgi dudak -acฤฑ gรผlรผmseyiล- her zaman vardฤฑ yanฤฑltan
hiรงdeฤiลmedisansenรถyledฤฑลtan
Eray Canberk
Varlฤฑฤฤฑn bir yรผzeykabuฤu vardฤฑr. Zaman, varlฤฑฤฤฑn รผzerine durmaksฤฑzฤฑn birikmiล izler ve yankฤฑlarla katmanlaลฤฑr. Her darbe, sadece bir temas sayฤฑlmaz; varlฤฑฤฤฑn sฤฑnฤฑrlarฤฑnฤฑ yeniden รงizen bir ontolojik mรผdahaledir. Her bakฤฑล, varlฤฑฤฤฑn kendi gรถvdesine yรถnelttiฤi bir iรง soru gibi iลler. Yanlฤฑล anlaลฤฑlmalar ise varlฤฑฤฤฑn kendilik arayฤฑลฤฑna รงarpan yankฤฑsฤฑz seslerdir. Tรผm bu yoฤunluk, dฤฑลa yรถnelmiล bir kabuk รผretir. Bir iskelet, bir zaman tortusu. Bu dฤฑล yapฤฑ, varlฤฑฤฤฑn kendini savunmakla kalmayฤฑp kendini yeniden tanฤฑmladฤฑฤฤฑ bir sฤฑnฤฑr รงizgisine dรถnรผลรผr. Dฤฑลarฤฑdan bakan gรถz iรงin pรผrรผzsรผz, yekpare ve deฤiลime mรผhรผrlรผ gรถrรผnen bir cephe. Bu, bir yanฤฑlsama zฤฑrhฤฑdฤฑr; kasฤฑtlฤฑ bir sadelik, bilinรงli bir matlฤฑktฤฑr. Karลฤฑdakine ve belki de ondan daha รงok kendimize tekrarladฤฑฤฤฑmฤฑz bir telkinle, โhiรง deฤiลmedi sanโ sรผreรงdalgasฤฑ ile katฤฑlaลtฤฑrฤฑlฤฑr. Bu yรผzey bir davetsizlik, bir duvardฤฑr. Onun gรถrevi yansฤฑtmak, iรงeriye dair hiรงbir iz vermeden gelen ฤฑลฤฑฤฤฑ olduฤu gibi geri gรถndermektir. Deฤiลimin ve akฤฑลkanlฤฑฤฤฑn hรผkรผm sรผrdรผฤรผ bir dรผnyada, deฤiลmezlik iddiasฤฑ en bรผyรผk gizdokudur.
Ama her duvarฤฑn, ne kadar saฤฤฑr รถrรผlรผrse รถrรผlsรผn, bir ardฤฑ bulunur. O pรผrรผzsรผz sanฤฑlan cephenin ardฤฑna geรงildiฤinde, katฤฑ bir kรผtle deฤil, โgรถz gรถz olmuลโ bir iรงcoฤrafya baลlar. Bu, bir sรผngerin ya da bir mercanฤฑn yapฤฑsฤฑ gibidir; yaลanmฤฑลlฤฑฤฤฑn iรงeri sฤฑzarak oluลturduฤu boลluklardan, kanallardan, dehlizlerden. Bu, varlฤฑฤฤฑn zedelenmeyle deฤil, temasla ลekillenen iรง mimarisidir. Her iz, bir รงatlak deฤil; iรงe doฤru aรงฤฑlan bir yankฤฑ yรผzeyidir. Zaman, bu boลluklarda kendini yankฤฑlatฤฑr. Her bir gรถzenek, dรผnyayฤฑ iรงeri alฤฑp onu tartan ama asla tam olarak sindirmeyen bir algฤฑ sรผzgecidir. Bu delikli yapฤฑ yerinmez รงรผnkรผ o bir sonuรงtur. Varlฤฑฤฤฑn, sayฤฑsฤฑz etkileลimin ardฤฑndan โkendi yerindeโ bulduฤu, dengeye ulaลtฤฑฤฤฑ รถzgรผn formudur. O tamamlanmฤฑลtฤฑr.
Bu iรงsel konumun deฤiลmesi iรงin bir sebep, bir zorunluluk yoktur. รรผnkรผ onu var eden ลey kiลisel bir arฤฑza, biricik bir trajedi deฤil, var olmanฤฑn kendisinden damฤฑtฤฑlan o ezelรฎ โortak duyumโdur. Acฤฑnฤฑn, yitirmenin, anlam arayฤฑลฤฑnฤฑn, zamanฤฑn geri dรถndรผrรผlemezliฤinin yarattฤฑฤฤฑ temel insani frekanslar sabit kaldฤฑkรงa bu frekanslara cevap olarak ลekillenmiล iรงcoฤrafyanฤฑn da temel yapฤฑsฤฑ deฤiลmez. โKonumโ neden deฤiลsin ki? Zemin aynฤฑ zemindir. Geriye รงekilmiล sayฤฑlmaz. Oyunun damarฤฑna iลleyen ritmini kavramฤฑล bir varlฤฑk, adฤฑm attฤฑฤฤฑ noktada artฤฑk durmaz, tartmaz, yerini sorgulamaz. Bulunduฤu zemin, karar รผrรผnรผnรผn รถtesinde, zamanฤฑn iรงinde รถzรผmsenmiล bir eลiktir. Bu hรขl, teslimiyetin รถtesinde varoluลla kurulan iรงsel bir anlaลmadฤฑr.
Bu iki katman โsert dฤฑล kabuk ve gรถzenekli iรง dรผnyaโ arasฤฑndaki kaรงฤฑnฤฑlmaz gerilim, dฤฑลarฤฑya yalnฤฑzca tek bir, neredeyse fark edilemez bir iz bฤฑrakฤฑr: dudaฤฤฑn aldฤฑฤฤฑ o โeฤri รงizgi.โ O acฤฑ gรผlรผmseyiล, iรงerideki karmaลฤฑk yapฤฑnฤฑn yรผzeye sฤฑzan tek buharฤฑdฤฑr. Ama bu sฤฑzฤฑntฤฑ bile bir yanฤฑltฤฑcฤฑdฤฑr; bir haindir. Bir ipucu verir gibi yapar ama aslฤฑnda zฤฑrhฤฑ daha da saฤlamlaลtฤฑrฤฑr. รรผnkรผ bakan gรถz, o gรผlรผmsemeyi basit bir duyguya โhรผzรผn, istihza, yorgunlukโ yorarak durumu รงรถzdรผฤรผnรผ sanฤฑr. Oysa o eฤrilik bir duygunun denemez, bir yapฤฑnฤฑn iลaretidir. ฤฐรงerideki binlerce gรถzeneฤin toplam basฤฑncฤฑnฤฑn, dฤฑลarฤฑdaki tek bir รงizgide kendini ele verme biรงimidir. Bรถylece en derindeki gerรงek, en bariz gรถrรผnen iลaretle gizlenmiล olur.
O boลluksuz, tek nefeslik tekrar: โhiรงdeฤiลmedisansenรถyledฤฑลtanโ. Bu, nefes almadan sรถylenen bir kendini koruma bรผyรผsรผdรผr. O acฤฑ gรผlรผmseyiลle dฤฑลarฤฑ sฤฑzan sฤฑrrฤฑn ardฤฑndan duvarฤฑ alelacele sฤฑvamak, รงatlaฤฤฑ kapatmaktฤฑr. Bu, karลฤฑdakine sรถylenmiล bir sรถzden รงok, iรงeriye yani o gรถzenekli dรผnyaya yapฤฑlmฤฑล bir uyarฤฑdฤฑr: Sakฤฑn kendini daha fazla aรงma. Bu, kapฤฑnฤฑn sรผrgรผsรผnรผn รงekilme sesidir.
Kara tahta gibi ayakta durur uslanmalarฤฑm Korkarฤฑm รงฤฑkmaya, korkarฤฑm รงฤฑkmaktan*
Bu sitede sunulan metin, fotoฤraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.
Modern Tรผrk Edebiyatฤฑnฤฑn Fransฤฑz Kaynaklarฤฑ: Sanatsal ฤฐnลa ve Kimlik Sorgulamasฤฑ
Gรผl Mete Yuvaโnฤฑn Modern Tรผrk Edebiyatฤฑnฤฑn Fransฤฑz Kaynaklarฤฑ adlฤฑ รงalฤฑลmasฤฑ, 19. yรผzyฤฑl Tรผrk edebiyatฤฑnฤฑn Batฤฑ ile kurduฤu iliลkiyi, alฤฑลฤฑlagelmiล “tesir” veya “etkilenme” paradigmalarฤฑnฤฑn sฤฑnฤฑrlarฤฑnฤฑ aลarak metinlerarasฤฑ bir diyalog, sanatsal bir yeniden inลa ve kimliksel bir mรผzakere sรผreci olarak konumlandฤฑrฤฑr. Eserin temel sorunsalฤฑ, bu edebรฎ yรถnelimin yรผzeysel bir taklitten ibaret olmadฤฑฤฤฑnฤฑ, bilakis Fransฤฑz kaynaklarฤฑnฤฑn Tรผrk yazarlar tarafฤฑndan nasฤฑl alฤฑmlandฤฑฤฤฑ, dรถnรผลtรผrรผldรผฤรผ ve yeni bir edebiyat dilinin, estetiฤinin ve yazar kimliฤinin inลasฤฑnda nasฤฑl kurucu bir rol oynadฤฑฤฤฑnฤฑ ortaya koymaktฤฑr. Yuva, รงalฤฑลmasฤฑnฤฑn amacฤฑnฤฑ “bu olgunun niรงini ve nasฤฑlฤฑ รผzerinde durduktan sonra esas olarak bu yeni kaynakla kurulan iliลkileri edebi metinlerin iรงine girerek izlemeye, sorgulamaya รงalฤฑลmak” (s. 13) olarak belirler. Bu yaklaลฤฑm, edebรฎ metinleri pasif birer alฤฑcฤฑ olarak deฤil, kaynak metinlerle aktif bir diyaloฤa giren, onlarฤฑ yorumlayan ve bu sรผreรงte hem kendilerini hem de kaynaklarฤฑnฤฑ yeniden รผreten dinamik yapฤฑlar olarak ele alฤฑr.
Aktarฤฑm Yollarฤฑnฤฑn Dรถnรผลรผmรผ
รalฤฑลmanฤฑn ilk bรถlรผmรผ, Tanzimatโla baลlayan ve Edebiyat-ฤฑ Cedide ile zirveye ulaลan sรผreรงte Fransฤฑz edebiyatฤฑyla kurulan iliลkinin niteliฤindeki temel dรถnรผลรผmรผ gรถzler รถnรผne serer. Baลlangฤฑรงta bu iliลki, pragmatik ve faydacฤฑ bir zemine oturur. ลinasi ve Namฤฑk Kemal gibi รถncรผ isimler iรงin Fransฤฑzca ve Fransฤฑz edebiyatฤฑ, รงรถkmekte olan bir imparatorluฤu canlandฤฑrmak, toplumu eฤitmek ve yeni kavramlarฤฑ (vatan, hรผrriyet, medeniyet) dolaลฤฑma sokmak iรงin bir araรงtฤฑr. Bu dรถnemde yapฤฑlan รงeviriler ve uyarlamalar, kaynak metne sadakatten รงok, onu yerel kรผltรผre ve okurun anlama dรผzeyine adapte etme kaygฤฑsฤฑ taลฤฑr. Yuvaโnฤฑn belirttiฤi gibi, Fรฉnelonโun Telemak รงevirisinin temel amacฤฑ “hikmet” aktarmak ve “tedbir-i mรผlk kavaid-i kรผlliyesini” (s. 64) รถฤretmektir. Bu evrede, “รถteki” olarak gรถrรผlen Batฤฑ kรผltรผrรผ, hem bir model hem de kimliฤi tehdit eden bir unsur olarak algฤฑlanฤฑr; bu nedenle aktarฤฑm, kontrollรผ ve seรงici bir biรงimde gerรงekleลir.
Bu aktarฤฑm sรผrecinin kendisi de paradoksal bir ลekilde Batฤฑlฤฑ yรถntemlerden etkilenir. Yuva, ลinasiโnin Parisโte oryantalistlerle kurduฤu yakฤฑn iliลkiye dikkat รงekerek bu durumu โDoฤulularฤฑn oryantalizmiโ (s. 26) olarak kavramsallaลtฤฑrฤฑr. ลinasi, Silvestre de Sacy gibi Fransฤฑz oryantalistlerin Doฤu metinlerini Batฤฑlฤฑ okur iรงin anlaลฤฑlฤฑr parรงalara ayฤฑrarak sunma yรถntemini benimser ve bu metodu Fransฤฑz edebiyatฤฑnฤฑ Tรผrk okuruna sunmak iรงin kullanฤฑr. Bu durum, Osmanlฤฑ aydฤฑnฤฑnฤฑn kendi kรผltรผrรผne ve aktarฤฑm yรถntemlerine dahi Batฤฑโnฤฑn oluลturduฤu bir รงerรงeveden yani “รถteki”nin gรถzรผnden bakmaya baลladฤฑฤฤฑ karmaลฤฑk bir kimliksel durumu ortaya koyar. Dolayฤฑsฤฑyla Batฤฑ’dan yapฤฑlan aktarฤฑm, yalnฤฑzca iรงerikle sฤฑnฤฑrlฤฑ kalmaz, aktarฤฑmฤฑn metodu dahi Batฤฑlฤฑ bir anlayฤฑลla yeniden ลekillenir.
Edebiyat-ฤฑ Cedide ile birlikte bu faydacฤฑ yaklaลฤฑm yerini estetik bir sahiplenmeye bฤฑrakฤฑr. Artฤฑk hedef, toplumu eฤitmekten รงok, “sanat iรงin sanat” ilkesi doฤrultusunda edebiyatฤฑ kendi รถzerk alanฤฑnda yetkinleลtirmektir. Bu yeni nesil iรงin Fransฤฑz edebiyatฤฑ yalnฤฑzca faydalanฤฑlacak bir kaynak olmayฤฑp bizzat iรงine yerleลilecek, estetik ve duyuลsal olarak iรงselleลtirilecek bir dรผnyadฤฑr. Halit Ziyaโnฤฑn anฤฑlarฤฑnda belirttiฤi gibi bu dรถnem yazarlarฤฑ “kรถprรผden sonra yolun sarahaten garba doฤru uzanmasฤฑna iman etmiลlerdi” (s. 88). Bu “iman”, Fransฤฑz edebiyatฤฑyla kurulan iliลkinin niteliฤini kรถkten deฤiลtirir.
Bu estetik sahiplenmenin en somut taลฤฑyฤฑcฤฑsฤฑ ise Servet-iFรผnun dergisinin kendisidir. Yuva’nฤฑn vurguladฤฑฤฤฑ gibi, dergi yalnฤฑzca edebi metinlerin yayฤฑmlandฤฑฤฤฑ bir platform deฤil, aynฤฑ zamanda Batฤฑlฤฑ bir gรถrsel ve kรผltรผrel atmosfer yaratan bir araรงtฤฑr (s. 104). Derginin Latin harfleriyle yazฤฑlmฤฑล baลlฤฑฤฤฑ, Avrupa’dan ithal edilen gravรผrlerin ve fotoฤraflarฤฑn (รงoฤunlukla Fransฤฑzca altyazฤฑlarla) kullanฤฑmฤฑ, modern bir mizanpaj anlayฤฑลฤฑ, okuru doฤrudan Batฤฑlฤฑ bir estetiฤin iรงine รงeker. รzellikle Avrupa dergilerinden alฤฑnan resimlerin altฤฑna ลiirler yazma pratiฤi (“tabloaltฤฑ ลiirleri”), gรถrsel ve edebi รผretimin nasฤฑl iรง iรงe geรงtiฤini ve Fransฤฑz kรผltรผrรผnรผn yalnฤฑzca bir fikir kaynaฤฤฑ deฤil, aynฤฑ zamanda somut bir sanatsal model olarak nasฤฑl benimsendiฤini gรถsterir. Bรถylece Servet-i Fรผnun, Edebiyat-ฤฑ Cedide’nin Batฤฑ’ya olan “iman”ฤฑnฤฑn maddi bir kanฤฑtฤฑ haline gelir. Aktarma araรงlarฤฑ da bu doฤrultuda dรถnรผลรผr. Basit taklit ve serbest uyarlama yerini, kaynak metnin ruhunu ve formunu anlamaya ve onu yeni bir dilde yeniden yaratmaya yรถnelik daha karmaลฤฑk stratejilere bฤฑrakฤฑr.
Halit Ziya รrneฤi
Yuva, Fransฤฑz edebiyatฤฑyla kurulan bu yeni ve derin iliลkinin en somut yansฤฑmasฤฑnฤฑ dildeki dรถnรผลรผmde, รถzellikle de Halit Ziya Uลaklฤฑgilโin nesrinde tespit eder. Yazar, bu sรผreci “Tรผrkรงenin Fransฤฑzcalaลmasฤฑ” (s. 142) olarak adlandฤฑrฤฑr ve bunun basit bir kelime transferinin รงok รถtesinde, sรถzdizimsel bir yeniden yapฤฑlanma olduฤunu รถrneklerle kanฤฑtlar. Halit Ziyaโnฤฑn kaleminde Tรผrkรงe, Fransฤฑzcanฤฑn cรผmle yapฤฑsฤฑna, edat kullanฤฑmฤฑna ve deyimsel mantฤฑฤฤฑna yaklaลฤฑr. รrneฤin, Tรผrkรงede bulunmayan belirsiz tanฤฑmlฤฑk (article indรฉfini), “bir” kelimesine yeni iลlevler yรผklenerek adeta icat edilir: “Bugรผn Nihalโin en sakin bir gรผnรผ oldu” (s. 150) gibi kullanฤฑmlar, standart Tรผrkรงenin yapฤฑsฤฑna aykฤฑrฤฑ olsa da cรผmlenin Fransฤฑzca bir mantฤฑkla kurulduฤunu gรถsterir. Benzer ลekilde, “iki elleriyle babasฤฑnฤฑn iki ellerini tuttu” (s. 153) รถrneฤinde olduฤu gibi, sayฤฑ sฤฑfatฤฑyla birlikte kullanฤฑldฤฑฤฤฑ halde ismin รงoฤul eki almasฤฑ, Fransฤฑzcadaki isim-sฤฑfat uyumunun bir yansฤฑmasฤฑdฤฑr.
Bu dilsel dรถnรผลรผm yalnฤฑzca gramerle sฤฑnฤฑrlฤฑ kalmaz. Fransฤฑzca deyimler anlamlarฤฑyla birlikte Tรผrkรงeye aktarฤฑlฤฑr: “Baลฤฑnฤฑ kฤฑrmak isteyen sualler” (la question qui casse la tรชte), “gรถฤsรผ ลiลkin” (poitrine gonflรฉe), “beynini kurลunla yakan bir baba” (brรปler la cervelle) (s. 144-146) gibi ifadeler, Halit Ziyaโnฤฑn anlatฤฑsฤฑna Batฤฑlฤฑ bir duyuล ve ifade biรงimi kazandฤฑrฤฑr. Bu รผslup, yazarฤฑn hayran olduฤu Goncourt Kardeลlerโin “sanatรงฤฑ รผslubu” (รฉcriture artiste) arayฤฑลฤฑnฤฑn bir parรงasฤฑdฤฑr ve dili, yalnฤฑzca bir iletiลim aracฤฑ olmaktan รงฤฑkarฤฑp estetik bir nesneye dรถnรผลtรผrme รงabasฤฑnฤฑ yansฤฑtฤฑr.
Metinlerarasฤฑ Diyaloglar
Gรผl Mete Yuva, รงalฤฑลmasฤฑnฤฑn en yetkin bรถlรผmรผnde, Tevfik Fikret ve Halit Ziyaโnฤฑn eserlerini bir atรถlye รงalฤฑลmasฤฑ gibi ele alarak Fransฤฑz kaynaklarla kurduklarฤฑ somut diyaloglarฤฑ deลifre eder.
Tevfik Fikretโin ลiirsel Sentezi: Fikret, farklฤฑ Fransฤฑz ลairlerinin estetik ve tematik unsurlarฤฑnฤฑ kendi ลiirinde birleลtiren bir sentez ustasฤฑ olarak sunulur. Mussetโden romantik bireyin acฤฑlarฤฑnฤฑ ve “lisan-ฤฑ rรปh” olarak ลiir anlayฤฑลฤฑnฤฑ alฤฑr. Hugoโdan toplumsal duyarlฤฑlฤฑฤฤฑ, ilerlemeye olan inancฤฑ ve “Han-ฤฑ Yaฤma” gibi ลiirlerinde gรถrรผlen isyan tonunu devralฤฑr (s. 215-218). Coppรฉe, ona gรผndelik hayatฤฑ, sฤฑradan insanฤฑ ve sefaleti ลiirin konusu yapma cesaretini verir. Ancak Yuvaโnฤฑn en dikkat รงekici tespiti, Fikretโin Baudelaire ile kurduฤu, genellikle gรถzden kaรงฤฑrฤฑlan derin baฤdฤฑr. Fikretโin “Sis” ลiirindeki ahlaki รงรถkรผล iรงindeki modern ลehir tasviri, Baudelaireโin kasvetli Parisโiyle; “Gayya-yฤฑ Vรผcud”daki tiksinti ve iฤrenme, “Bir Leล” ลiirindeki estetikle; “รirkin” ลiirindeki gรผzellik normlarฤฑna baลkaldฤฑrฤฑ ise yine Baudelaireci bir duyuลla rezonansa girer (s. 234-258). Fikret, bu kaynaklarฤฑ pasifรงe taklit etmez; onlarฤฑ kendi sanatsal projesi iรงinde yeniden yoฤurarak Tรผrk ลiirine yeni bir form ve iรงerik kazandฤฑrฤฑr.
Halit Ziyaโnฤฑn Romancฤฑ Mimarisi: Halit Ziya, modern Tรผrk romanฤฑnฤฑ kurarken Fransฤฑz realist ve natรผralist romanฤฑnฤฑn mimarisini kendine model alฤฑr. Yuva, Mai ve Siyahโฤฑn bir “eฤitim romanฤฑ” olarak Flaubertโin Duygusal Eฤitimโi ve Balzacโฤฑn Kayฤฑp Hayallerโi ile aynฤฑ soyaฤacฤฑna ait olduฤunu gรถsterir. Ahmet Cemilโin sanatรงฤฑ olma hฤฑrsฤฑ ve trajik sonu, bu romanlarฤฑn kahramanlarฤฑnฤฑn yazgฤฑsฤฑnฤฑ paylaลฤฑr (s. 282-285). Aลk-ฤฑ Memnu ise daha karmaลฤฑk ve katmanlฤฑ bir metinlerarasฤฑ iliลki sunar. Bihter karakteri, Flaubertโin Emma Bovaryโsi ile derin psikolojik ve tematik paralellikler taลฤฑr. Evlilikteki tatminsizliฤi, yasak aลka sรผrรผkleniลi ve trajik sonu, Madame Bovaryโnin temel izleฤini takip eder. Yuva, Bihterโin Behlรผlโe teslim olduฤu sahne ile Emmaโnฤฑn Rodolpheโa teslim olduฤu sahneyi karลฤฑlaลtฤฑrarak, Halit Ziyaโnฤฑn Flaubertโin anlatฤฑ tekniฤini nasฤฑl bir ustalฤฑkla kendi metnine taลฤฑdฤฑฤฤฑnฤฑ ortaya koyar (s. 358-362). Aynฤฑ ลekilde, Nihal karakterinin babasฤฑna olan tutkulu baฤlฤฑlฤฑฤฤฑ ve “modern” genรง kฤฑz kimliฤi, Goncourt Kardeลlerโin Renรฉe Mauperinโindeki baba-kฤฑz iliลkisiyle รงarpฤฑcฤฑ benzerlikler gรถsterir (s. 347-352). Halit Ziya, bu modelleri kullanarak yalnฤฑzca karakterler yaratmakla kalmayฤฑp roman sanatฤฑnฤฑn kendisini yani karakter derinliฤi, psikolojik gerรงekรงilik, olay รถrgรผsรผ ve sembolik yapฤฑ gibi unsurlarฤฑ Tรผrk edebiyatฤฑna taลฤฑr.
Sonuรง itibarฤฑyla Gรผl Mete Yuvaโnฤฑn รงalฤฑลmasฤฑ, modern Tรผrk edebiyatฤฑnฤฑn doฤuลunu, Fransฤฑz edebiyatฤฑyla kurulan tek yรถnlรผ bir “etkilenme” iliลkisi olmaktan รงฤฑkararak karmaลฤฑk, yaratฤฑcฤฑ ve dรถnรผลtรผrรผcรผ bir diyalog olarak yeniden okumamฤฑzฤฑ saฤlar. Bu sรผreรง, bir eksiklik veya gecikmiลlikten ziyade yeni bir edebรฎ kimliฤin inลasฤฑndaki kurucu ve dinamik bir unsur olarak belirir. Tรผrk yazarlarฤฑ, Fransฤฑz kaynaklarฤฑ bir ayna gibi kullanarak hem kendilerini hem de edebiyatlarฤฑnฤฑ yeniden tanฤฑmlamฤฑลlardฤฑr.
Samet Polat
Kaynakรงa
Yuva, G. M. (2017). Modern Tรผrk edebiyatฤฑnฤฑn Fransฤฑz kaynaklarฤฑ. ฤฐletiลim.
Bu sitede sunulan metin, fotoฤraf ve benzeri tรผm materyaller, yazarฤฑnฤฑn รถzgรผn รงalฤฑลmasฤฑ ve mรผlkiyetindedir; bu sebeple sahibinden yazฤฑlฤฑ onay alฤฑnmadan baลka bir mecrada bรผtรผnรผyle yayฤฑmlanmasฤฑ veya kullanฤฑlmasฤฑ mรผmkรผn deฤildir. ฤฐรงeriklerden bir bรถlรผmรผn alฤฑntฤฑlanmasฤฑ ise yalnฤฑzca, kaynaฤฤฑn aรงฤฑkรงa belirtilmesi ve orijinal sayfaya aktif bir internet baฤlantฤฑsฤฑ (link) verilmesi koลuluyla mรผmkรผndรผr. Kaynak gรถsterilmeksizin yapฤฑlan her tรผrlรผ alฤฑntฤฑ, izinsiz kullanฤฑm olarak kabul edilir ve yapฤฑlan alฤฑntฤฑlarฤฑn eserin bรผtรผnรผnรผn yerini tutacak kapsamda olmamasฤฑna dikkat edilmelidir.
ย ย ย ย ย ย Gustave Lanson gibi Faruk Kadri Timurtaล ve Mehmet Kaplan da edebiyat tarihรงisinin sadece bรผyรผk ve tanฤฑnmฤฑล isimleri deฤil, tรผm yazarlarฤฑ ve yazarlarฤฑn eserlerini tespit ederek inceleme yapmasฤฑ gerektiฤini sรถyler. Mehmet Kaplan ayrฤฑca Tanzimatโtan sonra dergi ve gazete รงevresinde geliลim gรถsteren Tรผrk edebiyatฤฑnda kitap hรขline gelmemiล metinlerin รถzellikle incelenmeden edebiyat tarihi yazฤฑlmasฤฑnฤฑn eksiklik ve yรผzeysel olduฤunu vurgular. Lanson gibi Fuat Kรถprรผlรผ de edebiyat tarihi araลtฤฑrmalarฤฑnฤฑn birincil odak noktasฤฑnฤฑn ลรขheserler olduฤunu dรผลรผnerek herhangi bir tarihte ลรขheser olarak adlandฤฑrฤฑlmฤฑล tรผm eserlerin gรผnรผmรผzde bu รถzelliฤini kaybetse dahi merkez olarak kabul edilmesi gerektiฤini savunur. Ali Nihat Tarlan, dikkate alฤฑnmasฤฑ gereken ilk hususun eser olduฤunu ve eserlerin ait olduฤu dรถnemin hareketleri baฤlamฤฑnda deฤerlendirilmesini sรถylerken Fuat Kรถprรผlรผ, bunun yanฤฑ sฤฑra metinlerin รถzรผmsenip dรถneminden ayrฤฑlan รถzgรผn taraflarฤฑnฤฑn ortaya รงฤฑkarฤฑlmasฤฑnฤฑ da รถnemser. Metinlerin รถzel ve orijinal รถzelliklerini belirlemek konusunda Lanson gibi dรผลรผnen Kรถprรผlรผ, edebiyat tarihinin tรผrler ve cemiyetler aรงฤฑsฤฑndan kฤฑyaslamalar yapฤฑlarak tasnif edilmesini savunur. Vasfi Mahir Kocatรผrk ise tasnif etme konusunu kronolojik ลekilde ele alarak Tรผrk Edebiyatฤฑ tarihinin sadece Osmanlฤฑ edebiyatฤฑndan meydana geldiฤi yanฤฑlgฤฑsฤฑnฤฑ belirtir ve Tรผrk tarihinin baลlangฤฑcฤฑndan Mรผslรผmanlaลmaya kadarki dรถnemin de sฤฑnฤฑflandฤฑrma yaparken gรถz รถnรผne alฤฑnmasฤฑnฤฑ ifade eder. Vasfi Mahir Kocatรผrk gibi รmer Faruk Akรผn de Tรผrk edebiyatฤฑ tarihini sฤฑnฤฑflandฤฑrma konusunda โTanzimat edebiyatฤฑโ adlandฤฑrmasฤฑnฤฑ yanlฤฑล ve isabetsiz bularak bu yanlฤฑล tanฤฑmlamanฤฑn aslฤฑnda edebiyatta yenileลme ve batฤฑlฤฑlaลma anlamฤฑnda asฤฑlsฤฑz bir biรงimde kullanฤฑldฤฑฤฤฑnฤฑ dรผลรผnรผr.
Hippolyte Taine gibi ลerif Aktaล da edebiyat tarihini medeniyet tarihinin bir parรงasฤฑ olarak gรถrรผr ve ลerif Aktaล, coฤrafyadan baฤฤฑmsฤฑz bahsedilemeyen edebiyat tarihinin daฤฤฑnฤฑk bir gรถrรผntรผye sebep olduฤunu ve dilin ilerleyiลi รถzelinde bรผtรผncรผl bir bakฤฑล aรงฤฑsฤฑyla inceleme yapmaktan mahrum olunduฤunu ifade ederken Faruk Kadri Timurtaล da edebiyat tarihinin bir milletin baลlangฤฑรงtan gรผnรผmรผze kadar oluลumunu siyasรฎ, toplumsal ลartlarla bรผtรผnlรผklรผ olarak ve estetik deฤerini belirleyerek yazฤฑlabileceฤini sรถyler. Bununla birlikte Mehmet Kaplan, edebiyat tarihini sosyal, politik, ekonomik ve kรผltรผrel bir dรผzleme oturtmanฤฑn bugรผn daha da zorlaลtฤฑฤฤฑnฤฑ dรผลรผnerek bu alandaki gerรงeklerin araลtฤฑrma yapanlarฤฑn bakฤฑล aรงฤฑlarฤฑna gรถre ลekillendiฤini sรถyler ve bu gerรงeklerin baลka yรถnlere kayarak deฤiลebildiฤini ifade eder.ย Faruk K. Timurtaล ve Muhsin Ziya, bir edebiyat tarihรงisinin yazarlarฤฑn, eserlerin ve dรถnemlerin tahlilini yapฤฑp biyografik malzemeleri elde ettikten sonra edebiyat tarihini oluลturabileceฤini belirtir ve Muhsin Ziya, รผstelik yazarlarฤฑn psikolojisinin de bilinmesinin gerekliliฤini ileri sรผrer. Taine gibi Timurtaล da edebiyat tarihini genetik ve sosyolojik iliลki รผzerine kurarken bunlara ilave olarak estetik ve psikolojik metot olduฤunu da belirten Timurtaล, รผstelik gereksinim duyulduฤunda tรผm bunlarฤฑn lazฤฑm olan รถzellikleri alฤฑnฤฑp birleลtirilerek de bir metot oluลturulabileceฤini ifade eder. Timurtaล, yazฤฑlฤฑ eserlerin ne kadarฤฑnฤฑn gรผnรผmรผze ulaลtฤฑฤฤฑnฤฑn tespitinin yapฤฑlmasฤฑnฤฑ รถnemli bulurken Mehmet Kaplan, edebiyatฤฑn sadece yazฤฑlฤฑ edebiyattan meydana gelmediฤini ve halk edebiyatฤฑnฤฑn da unutulmamasฤฑ gerektiฤini savunarak bu malzemelerin toplanฤฑp incelenmesini รถnerir. Mehmet Kaplanโda olduฤu gibi Muhsin Ziya da bu malzemeleri toplayฤฑp inceleyecek edebiyat tarihรงisinin ne kadar รงalฤฑลkan olursa olsun bu iลi tek baลฤฑna yapmasฤฑnฤฑn imkรขnsฤฑz olduฤunu belirtir.
ย ย ย ย ย ย Fuat Kรถprรผlรผ ve Gustave Lanson, yazarlarฤฑn ve eserlerin araลtฤฑrฤฑlmasฤฑ iรงin yazarฤฑn yaลadฤฑฤฤฑ dรถnemin mutlaka incelenmesi gerektiฤini sรถylerken ลerif Aktaล ve Ali Nihad Tarlan, รงevresel ve dฤฑลsal koลullara haddinden fazlaca รถnem verilmesinin edebรฎ olanฤฑ ฤฑskaladฤฑฤฤฑnฤฑ savunarak edebiyat tarihi iรงinde coฤrafya, tarih, biyografi, psikoloji kฤฑrฤฑntฤฑlarฤฑ gibi edebiyat tarihi dฤฑลฤฑnda ne varsa bulunduฤunu ve bunlarฤฑn esas konuya baฤlanamadฤฑฤฤฑnฤฑ dรผลรผnรผr.ย Lanson gibi Kรถprรผlรผ de objektiflik ve sรผbjektiflik รผzerinde durarak edebiyat tarihรงisinin objektif kalmasฤฑnฤฑn zor olduฤunu dรผลรผnรผr ve Kรถprรผlรผ sรผbjektifliฤi reddetmek yerine onu edebรฎ eserlerin anlaลฤฑlmasฤฑna yardฤฑmcฤฑ olmasฤฑ bakฤฑmฤฑndan kullanmasฤฑnฤฑ ama bununla birlikte bireysel etkilenmenin tehdidine kapฤฑlmamak iรงin โbilmekโ ve โhissetmekโ kavramlarฤฑnฤฑ ayrฤฑ tutmasฤฑnฤฑ savunur. Lansonโda olduฤu gibi Muhsin Ziya da sรผbjektifliฤi empresyonist bir ruh hรขli olarak ifade eder ve Lanson, yazarฤฑn kendi gรถrรผลlerini objektiflik uฤruna gรถzden kaรงฤฑrmasฤฑnฤฑn hatalฤฑ olduฤunu belirtirken Muhsin Ziya, edebiyat tarihรงisinin eserler ve รถzellikle ลiir hakkฤฑndaki hรผkรผmlerinin az รงok objektiflikten uzak olabileceฤi ama bu gรถrรผลlerin iรงinden en doฤrusunu seรงmesi gerektiฤi ve bunun da zor olduฤu gรถrรผลรผndedir. Tรผrk edebiyatฤฑ tarihinin รงok geniล bir zaman dilimine ayrฤฑlmasฤฑ ve รผรง lehรงede eserler vermesi konusunda Faruk Kadri Timurtaล gibi dรผลรผnen Muhsin Ziya, yirmi asฤฑrlฤฑk bir geรงmiลe sahip olup aynฤฑ zamanda geniล bir coฤrafyaya yayฤฑlmฤฑล olma รถzelliฤi taลฤฑyan bir millet iรงin edebiyat tarihi derlemesi yapฤฑlmasฤฑnฤฑn olanaksฤฑz bir hรขle geldiฤini dรผลรผnรผr.
ลerif Aktaล ise geniล bir coฤrafyada Tรผrklรผk ruhunu yansฤฑtarak var olan Tรผrk dilindeki birliฤin ve mantฤฑk aฤฤฑnฤฑn รงรถzรผme ulaลtฤฑrฤฑlmasฤฑyla doฤru metoda yaklaลฤฑlabileceฤini savunarak bu metodun dฤฑลarฤฑdan alฤฑnamayacaฤฤฑnฤฑ, Tรผrk tarih ve medeniyetinin bรผtรผnlรผklรผ olarak ele alฤฑnmasฤฑnฤฑ sรถyler. Faruk Kadri Timurtaล gibi Mehmet Kaplan da eski Tรผrk edebiyatฤฑnฤฑn sadece divanlardan ibaret olmadฤฑฤฤฑnฤฑ hatta divanlarฤฑn bile tam olarak incelenemediฤini vurgulayarak bu kaynaklarฤฑn okunmadan edebiyat tarihi yazฤฑlmasฤฑnฤฑn zorluฤuna dikkat รงeker. Edebiyat tarihรงisinin eser meydana getiren yazarฤฑn bireysel รถzgรผnlรผฤรผnรผ ortaya koyarken onu iรงinde bulunduฤu devrin temsilcisi saymasฤฑnฤฑn bir usรปl gรผรงlรผฤรผnรผ meydana getirdiฤi konusunda Lanson gibi dรผลรผnen Kรถprรผlรผ, orijinal yazarฤฑ โmรผmtaz bir ลahsiyetโ olarak adlandฤฑrarak onun, sadece dahil olduฤu toplumun dinamiklerini ortaya koymakla beraber anlaลฤฑlmasฤฑnฤฑ yรถntem olarak benimsemenin zฤฑt ve gรผรง bir durum doฤurduฤunu savunur. Mehmet Kaplan; halk, divan ve yeni Tรผrk edebiyatฤฑ alanlarฤฑndaki metinlerin ilmรฎ bir ลekilde yayฤฑmlanmadan ve titizlikle incelenmeden Tรผrk edebiyatฤฑ tarihinin yazฤฑlmasฤฑnฤฑ mรผmkรผn gรถrmezken รmer Faruk Akรผn, edebiyat tarihi yazarฤฑnฤฑn tรผm bu malzemelerin รถnรผne hazฤฑr olarak gelmesini beklememesi ve kolaya kaรงmadan รถzveriyle araลtฤฑrmasฤฑnฤฑ parรงa hรขlinde bฤฑrakmadan bรผtรผne ulaลtฤฑrmasฤฑ gerektiฤini savunur. Parรงadan bรผtรผne gitme konusunda Lanson ile aynฤฑ dรผลรผncelere sahip olan Kรถprรผlรผ ise bir edebiyat eserinin edebiyat tarihรงisi รผzerinde bฤฑraktฤฑฤฤฑ etkinin, eserin yayฤฑmlandฤฑฤฤฑ ilk gรผnden bu yana sayฤฑsฤฑz kabullere ve duygulara eklenip โahenkli bir kรผlโ meydana getirdiฤini sรถyleyerek edebiyat tarihi yazฤฑmฤฑnฤฑn felsefesini ortaya koyar.